1.meşrutiyet

İsimli konu WH 'Kültür' kategorisinde, HoLyWar üyesi tarafından 22 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: 1.meşrutiyet. Birinci Meşrutiyet, Osmanlı Devleti'nde 1876 yılında ilan edilen anayasal yönetime denir. I. Meşrutiyet biçiminde de yazılır. Osmanlı Devleti’nin... 1. Meşrutiyet Dönemi 1. Meşrutiyet Hakkında Bilgi 1 Ve 2 Meşrutiyet Arasındaki Farklar 1. Ve 2. Meşrutiyet Arasındaki Farklar ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Birinci Meşrutiyet, Osmanlı Devleti'nde 1876 yılında ilan edilen anayasal yönetime denir. I. Meşrutiyet biçiminde de yazılır.

    Osmanlı Devleti’nin ekonomik sorunları, 17. yüzyıldan itibaren toprak kaybetmesi ve sürekli bütçe açığı vermesiyle başladı. Avrupa devletleriyle imzalanan serbest ticaret antlaşmalarıyla ülkeye giren mallardan düşük gümrük vergileri alınıyordu. Bu hem devletin gelirlerini azaltmış hem de yerli sanayinin gerilemesine yol açmıştı. Ekonomik sıkıntıların yanı sıra, özellikle 1789 Fransız Devrimi'nin etkisiyle yayılan özgürlükçü düşünceler ve ulusçuluk akımı, Osmanlı İmparatorluğu’nu da sarstı. Balkanlar'da 19. yüzyılda bağımsızlık talebiyle ayaklanmalar çıktı. Balkanlar'da ve Ortadoğu’da çıkar çatışmaları içindeki Avrupa devletleri ile Çarlık Rusya'sı da zaman zaman bu hareketleri desteklediler. Osmanlı sınırları içindeki Müslüman olmayan halkların durumlarının düzeltilmesi gerekçesiyle Osmanlı Devleti’ni reformlar yapmaya zorladılar. 1839’daki Tanzimat Fermanı ile 1856’daki Islahat Fermanı’nın ilanları bu tür koşullarda gerçekleşti.

    Öte yandan 1860’larda bir aydın hareketi olarak Yeni Osmanlılar ortaya çıktı. Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi aydınlar, Avrupa ülkelerindeki anayasal monarşilerden etkilenerek Osmanlı Devleti’nin meşrutiyetle yönetilmesi gerektiğini savundular. Osmanlı Devleti, 1850’lerden itibaren dış borç almaya başlamıştı ve 1870’lere gelindiğinde devlet hem ekonomik hem de siyasal bunalıma sürüklenmişti. Bu bunalım sırasında Mithat Paşa ve arkadaşları 30 Mayıs 1876'da Abdülaziz'i tahttan indirerek yerine V. Murat'ı geçirdiler. Ne var ki, V. Murat aydınların ve ilerici devlet adamlarının istediği reformları yapabilecek biri olmasına rağmen ruh sağlığı bozulduğu için tahtan inrildi. yerine II. Abdülhamit meşrutiyeti ilan edeceği sözünü vererek padişah oldu


    Meşrutiyetin İlanı Abdülhamit tahta çıktığında Balkanlar’da ayaklanmalar başlamış, Çarlık Rusya'sı Osmanlılara bir ültimatom vermişti. Büyük Avrupa devletlerinin İstanbul’da toplanan bir konferansta Balkan sorununu tartıştıkları ve Osmanlı Devletinden reformlar yapmasını istedikleri sırada, II. Abdülhamit siyasal bir manevrayla 23 Aralık 1876'da Kanun-i Esasi’yi (anayasa) ilan etti. Böylece meşruti yönetime geçilmiş oluyordu.

    1876 Anayasası olarak da bilinen Kanun-i Esasi, aslında padişahın egemenlik haklarına bir kısıtlama getirmiyordu. Yürütme yetkisini tümüyle elinde tutan padişah, sadrazam ve vekilleri (bakanları) istediği gibi atayıp görevden alabiliyordu. Meclisin vekiller üzerinde denetim yetkisi yoktu. Padişah, istediğinde meclisi kapatma ve yeniden seçimlere götürme yetkisine de sahipti. Ayrıca padişah, "kamu yararı için" gerekli gördüğü kişileri sürgüne gönderebilirdi.

    Kanun-i Esasi uyarınca iki kanatlı bir parlamento oluşturuldu. Üyeleri seçim yoluyla belirlenen meclise Meclis-i Mebusan, üyeleri atama yoluyla belirlenen meclise de Âyan Meclisi deniyordu. İki meclisin oluşturduğu parlamento Meclis-i Umumi (Genel Meclis) olarak adlandırılmıştı. Âyan Meclisi'nin başkan ve üyeleri doğrudan padişah tarafından atanıyordu. Anayasaya göre Genel Meclis padişahın buyruğuyla kasımda açılıyor, mart başında çalışmalarını tamamlıyordu.

    Meşrutiyetin Askıya Alınması II. Abdülhamid iç ve dış baskılar yüzünden meşrutiyeti ilan etmiş ve Mithat Paşa'yı sadrazam yapmıştı. Bundan dolayı ilk işi de, meşrutiyetin mimarı Mithat Paşa’yı sürgüne göndermek oldu. Ardından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı gerekçe göstererek Haziran 1877’de Meclis-i Mebusan’ın çalışmalarını durdurdu. Ocak 1878'de meclisi yeniden topladıysa da kendisine mecliste yöneltilen eleştiriler üzerine 13 Şubat 1878'de meclisi kapattı. Ama hiçbir işlevi olmayan Âyan Meclisi'ne dokunmadı. Birinci Meşrutiyet böylece sona erdi.
    Sponsorlu Bağlantılar
    22 Kasım 2007
    #1
  2. kim kaldırdı bu 1. meşrutiyeti bulamıormmmmmmmmmmmmmm:kızgın:
    20 Nisan 2008
    #2
  3. teşekkürlerrrrrrrrrrrr:)
    25 Ağustos 2008
    #3
  4. :rock:teşekkür edioyorum sağolun;)
    25 Ağustos 2008
    #4
  5. teşekkürler
    16 Eylül 2008
    #5
  6. çok sağolun çok işime yaradı:bravo:
    11 Kasım 2008
    #6
  7. paylaşım için teşekkürler
    23 Ocak 2009
    #7
  8. teşekkürler arkadaşım. belki lise öğrencilerinin işine yarar ama gerçek tarihi anlatmayan ve ayrıntılarda gerçeklerin yerine yalanların konduğu konular. 1. meşrutiyetin gerçekte neden ilan edildiğini de yazabilirmisin..?
    9 Mart 2009
    #8
  9. sadece ' Meşrutiyetin Askıya Alınması II. Abdülhamid iç ve dış baskılar yüzünden meşrutiyeti ilan etmiş ve Mithat Paşa'yı sadrazam yapmıştı. Bundan dolayı ilk işi de, meşrutiyetin mimarı Mithat Paşa’yı sürgüne göndermek oldu. Ardından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı gerekçe göstererek Haziran 1877’de Meclis-i Mebusan’ın çalışmalarını durdurdu. Ocak 1878'de meclisi yeniden topladıysa da kendisine mecliste yöneltilen eleştiriler üzerine 13 Şubat 1878'de meclisi kapattı. Ama hiçbir işlevi olmayan Âyan Meclisi'ne dokunmadı. Birinci Meşrutiyet böylece sona erdi.' cümlesi bile ortadaki İngiliz ve Alman devletlerinin çekişmelerini yansıtıyor..
    Dikkat ettiniz mi ? Resmi Tarih Anlatıcısı ( konuyu açan arkadaş kastedilmemektedir kesinlikle) kendisine göre gereken yerde ayrıntılamış hikayeyi ama bazende özet geçmiş aslında çok önemli noktaları. Gerçek Tarihimizi İstiyoruz.!
    9 Mart 2009
    #9
  10. çok güzel bi paylaşım...emeğine sağlık.
    17 Mart 2009
    #10
  11. teşekkürler
    15 Nisan 2009
    #11
  12. tesekkürlerr:yuppi:
    3 Mayıs 2009
    #12
  13. paylaşım için saol.........
    8 Mayıs 2009
    #13
  14. teşekkürler...:tamam:
    6 Eylül 2009
    #14
  15. thnks çok saol
    22 Aralık 2009
    #15
  16. Paylaşım için Teşekkürler ...
    8 Ocak 2010
    #16
  17. yha coq tesekkr edrm...coq yardmcı oldunuz...:))
    4 Ekim 2010
    #17
  18. teşekkürlerr...........çok işime yaradı
    9 Kasım 2010
    #18
  19. tamam da bunu yazcaz herhalde nasıl yazalım bu kadar uzun seyi biraz düşünmek lazım de mi?
    15 Ocak 2011
    #19
  20. ayyy coookkkkkkk uzun kısası yokmu
    18 Şubat 2011
    #20
soru sor