&Albert Einstein Hayat Biyografisi&

İsimli konu WH 'Bilim' kategorisinde, spartakus üyesi tarafından 5 Ekim 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: &Albert Einstein Hayat Biyografisi&. [IMG] Albert Einstein , (14 Mart 1879 - 18 Nisan 1955) Princeton üniversitesi firestone kütüphanesi eski kuratörlerinden johanna fantova,... Albert Einstein Albert Einstein ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    &Albert Einstein Hayat Biyografisi&

    Albert Einstein , (14 Mart 1879 - 18 Nisan 1955)


    Princeton üniversitesi firestone kütüphanesi eski kuratörlerinden johanna fantova, einstein’a hayatının son yıllarında onunla bir gönül ilişkisi yaşamıştı. fantova’nın einstein’ın hayatının detaylarını aktardığı 62 sayfa, kütüphane görevlileri tarafından şubat ayında tozlu raflara saklanmış olarak bulundu. almanca kaleme alınan günlükte fantova, yaşamının son demlerini yaşayan einstein’ın kendisine yazdığı aşk şiirlerini, hastalığına karşı gösterdiği tepkileri, ölüme ve hayata dair duygularını ve bilimsel tefekkürlerini kağıda aktardı. eintein 1955’te 76 yaşında, fantova ise 1980’de 80 yaşında ölmüştü.
    einstein’ın el yazmalarını yayımlayan princeton üniversitesi eski editörlerinden alice calaprice, günlüğün einstein’a yakın bir kimse tarafından yazılmış tek ve en mahrem belge olduğunu, dahinin günlük yaşamına ait detayları taşıdığını belirtti. fantova’nın günlüğü gelecek ay kütüphanenin dergisi the princeton university library journal’da yayımlanacak.

    şans eseri keşfedildi
    einstein ile fantova arasındaki gönül ilişkisi princeton çevrelerinde biliniyordu. bilim adamının kaleme aldığı tüm yazıları toplamaya çalışan editörler, fantova’nın kütüphanedeki özel dolabını açarak, eintein’ın kendisine yazmış olduğu aşk mektuplarını araştırırken, günlüğe rastladılar. fantova’nın resmettiği einstein, bilim kitaplarının aksine oldukça olağan, hatta kusurlu bir kişilik olarak göze çarpıyor. günlükteki ilginç satırlardan biri de einstein’ın kendini ziyarete gelenlere sürekli ağrıyan kemiklerinden yana dert yanması.

    einstein ile fantova sık sık yazlık evlerini bulunduğu caputh'da yelkenliyle gezerlerdi.

    ağrilarindan şikayetçi einstein
    princeton üniversitesi matematik profesörlerinden ve günlüğü ilk okuyanlardan dr. freeman dyson, günlük sayfalarındanki einstein’ın bilindik ikna gücünden uzak, yaşlılığın üzerinde yarattığı yıkım ve katlanmaz acılardan müsdarip yaşlı bir kimse olarak okucuyu şaşırttığını söyledi. kendini zinde hissetmediğinden sürekli olarak yakınan yaşlı eintein, unutkanlıktan ve kapısını aşındıran misafirlerinden de şikayet ediyor. dyson’un okuduğuna göre, günlük çoğu zaman kendinden fotoğraf isteyen misafirlerini yatakta hasta olduğunu söyleyerek geri çevirdiğini yazıyor.

    “nazi” heisenberg
    einstein’ın bilinen unutkanlığı ve kendi içine kapanık imajının tersine, fantova sevgilisi albert’i politikaya ve günlük olaylara meraklı bir kişilik olarak sunuyor.
    kuantum mekaniği'nin kuramcısı werner heisenberg.
    fantova, einstein’ın kendisine haberleri izlemesi yönünde baskı yaptığını hatırlıyor. günlük, kuantum mekaniğinin kuramcısı werner heisenberg için einstein’ın, ikinci dünya savaşı’nda atom bombasına verdiği bilimsel destekten ötürü, “koca nazi” diye bahsettiğini yazıyor.
    fantova ayrıca, einstein’ın soğuk savaş döneminde nükleer silahlanma yarışından ciddi olarak çekindiğini ve abd’de 50’li yıllarda başgösteren kömünist düşmanlığını da endişe ile izlediğini dile getiriyor. günlük, einstein’ın komünistleri vatan haini ilan ederek, sicil tutulmasını isteyen senatör mccarthy’yi fransız devrimi’ndeki başıboş eleşbaşlarına benzeterek, “kim kimi önce asarsa kazanır yaraşına girdik” sözünü not düşüyor.

    fişlenme korkusu
    son yıllarında einstein’ı endişelendinen konulardan biri de yakın dostu ve abd’nin atom bombasının mimarı robert oppenheimer’in akıbetiydi, zira oppenheimer herkesçe bilinen solcu politik tavrından dolayı sürekli saldırılara uğruyordu. benzer bir şekilde de, einstein sovyetler birliği tarafından kendisine verilen bir barış ödülünü, “bana bolşevik derler” korkusuyla reddetmişti.

    nazi almanyasi’ndan kaçiş
    1919 yılında ingiliz astronomlar bir tutulma sırasında, uzaktaki yıldızların ışıklarının güneş tarafından büküldüğünü gözlemlediğinde, ışığın bükülmesini öngören ve maddelerarası çekimin uzay-zamanı büktüğünü iddia eden einstein’ın izafiyet teorisi doğrulanmış oldu. bilinen diğer tüm teoriler çöpe atılmış ve dünya tersine dönmüştü.
    1933’te naziler almanya’da iktidarı ele geçirince, yahudi profesörleri üniversiteden emekli edilmişti, einstein belki de bir yahudi olarak başına gelecekleri önceden sezmiş gibi, karısı elsa, kızı margot ve sekreteri helen dukas ile birlikte abd’de kendisine yeni kurulmuş olan institute for advanced study’de iş öneren princeton üniversitesi’nin yolunu tuttu.
    1936 yılında ölen elsa, einstein’ın hayatındaki tek kadın değildi.

    abd’de kurulan yeni yaşamlar
    çek cumhuriyeti’nde 1901’de johanna bobasch olarak dünyaya gelen fantova ile einstein, ilk olarak 1929 yılında berlin’de tanışırlar. fantova’nın yeteneklerine güvenen einstein, ona binlerce sayfayı bulan el yazmalarını düzenleme görevini verecektir.
    einstein’ın ardından johanna fantova da 1939 yılında nazi işgalindeki prag’tan abd’ye göçer ve einstein’ın kapısını çalar. einstein’ın tavsiyesiyle university of north carolina’da kütüphanecilik okur, daha sonra da princeton üniversitesi firestone kütüphanesi’nde harita kuratörü olarak işe başlar.

    nostaljik birliktelik
    70’lerindeki einstein ile 50’lerindeki fantova arasındaki gönül ilişkisinin başlangıcı 1940’lı yılların sonlarına rastlar.
    einstein'ın 1948 karsh imzalı fotoğrafı.
    ortak dostları ve einstein’ın yemek sofrasının değişmez ziyaretçilerinden gillett g. griffin bu ilişkiyi, “abd’de kendini hiç bir zaman evinde hissetmeyen ve sürekli savaş öncesi almanya’yı özleyen einstein için fantova, avrupa’dan, eski kıtadan değerli bir parça gibiydi” şeklinde özetliyor. gerçekten de, princeton çevrelerinde fantova’nın sevgilisine her gece alman yazar goethe’den parçalar okuması einstein’ın çok hoşuna gittiği bilinirdi.

    ‘beynimin çati kati’
    1955 yılında einstein’ın ölümünden sonra fantova, einstein’ın mektup ve şiirlerini griffin’e verdi, griffin ise bu değerli eserleri kütüphaneye bağışladı. 1996 yılına kadar kapalı kalan mektuplar, eistein’ın el yazmalarının telif haklarını elinde bulunduran ibrani üniversitesi’nin de izniyle araştırmacılara açıldı.
    bu mektup külliyatı içinde eintein’ın cilveli ve şakacı tonuyla kaleme aldığı fantova’ya adanmış aşk şiirleri de bulunuyor.
    uzun sessizliğin yordu beni.
    bu şiir, sana olan duygularımın
    beynimin çatı katında
    sapasağlam oturduğunu göstermek için,
    einstein yakın dostu griffin’e, sevgilisi fantova’nın karamsar bir yapıya sahip olduğunu ve bu nedenle ona neşelendirici şiirler yazdığını aktarmıştı. ne einstein ne de fantova’nın herhangi bir arkadaşı, fantova’nın eintein ile ilişkisini günlüğüne aktardığını bilmiyordu. fantova önceleri günlük tutma fikrinin kendisine garip geldiğini, fakat daha sonra eintein’ın bilim ve düşün dünyasındaki konumunu göz önüne alarak, dahinin ağzından çıkan her sözü not etmeye başladı. her ne kadar fantova eintein’ın insancıl yönüne vurgu yapmak istemiş olsa da, şimdilerde açılan mektuplar dünyanın en büyük bilim adamlarından birinin psikolojisini anlamak için kullanılacak.

    "unutuldum"
    einstein teorilerinin bilim dünyasında artık demode ilan edildiğinden yana sitem duyuyordu. 1950’lerde fizik dünyasındaki eğilim einstein’ın izafiyet teorisi’nden nükleer fiziğe yönelmişti. günlükteki einstein meslektaşlarını, “atomları bölerek bombalar üreten ve üstüste yeni altparçacıklar keşfederek bilimsel başarı arayan, kuantum mekaniği’nin sonu öngörülemeyen yollarında kendilerini kaybetmiş insanlar” olarak görüyordu.
    günlük satırlarında fantova’nın notuyla “ben tamamiyle yalnız kaldım” diyen einstein, çalışmalarının çağdaş bilim adamları tarafından ciddiye alınmadığından şikayetçidir: “matematikçilere sorarsan, benim için fizikçi derler, fizikçilere sorarsan matematikçi derler”.
    Sponsorlu Bağlantılar
    5 Ekim 2007
    #1
  2. tsk einstein ida tanimis olduk :D
    7 Ekim 2007
    #2
  3. sağol :rock:3
    6 Kasım 2007
    #3
  4. paylaşım için saol.......
    13 Aralık 2007
    #4
  5. paylaşım için teşşekürler...
    16 Mart 2008
    #5
  6. paylaşım için teşekkürler....
    5 Nisan 2008
    #6
  7. Paylaşım İçin Teşekkürler...
    23 Nisan 2008
    #7
  8. Ellerine sağlık, teşekkürler.:)
    9 Eylül 2008
    #8
soru sor