Atatürk Neden Büyük Adam?

İsimli konu WH 'Türkiye ve Ulu Önder Atatürk' kategorisinde, BenJAMİN TM® üyesi tarafından 14 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Atatürk Neden Büyük Adam?. Asagida Atatürk'ün 1922' de yaptigi bir konusma yazmaktadir. Çok dikkatli ve sonuna kadar okumanizi rica ediyorum. Acaba Atatürk bu konusmayi sadece 1922... bu adam neden mutsuz?? Atatürk neden çocuk yapmadı? ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Asagida Atatürk'ün 1922' de yaptigi bir konusma yazmaktadir. Çok dikkatli ve sonuna kadar okumanizi rica ediyorum. Acaba Atatürk bu konusmayi sadece 1922 yili için mi yapmis merak
    ediyorum. Siz ne dersiniz? Cevabini kendinize ve arkadaslariniza verebilirsiniz. "Posta adresini bildiginiz kisilere de bu postayi göndermeniz dilegiyle"

    ================================================== =================
    Meclis konusmasindan. Is bankasi kültür yayinlari: TBMM Gizli celse zabitlari cilt-3) 6 Mart 1922
    Mustafa Kemal
    "... Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa'nin en önemli devletleri, Türkiye'nin zarariyla, Türkiye'nin gerilemesiyle ortaya çikmislardir. Bugün bütün dünyayi etkileyen, milletimizin hayatini ve ülkemizi tehdit altinda bulunduran, en güçlü gelismeler, Türkiye'nin zarariyla gerçeklesmistir.
    Eger güçlü bir Türkiye varligini sürdürseydi, denebilir ki Ingiltere'nin bugünkü siyaseti var olmayacakti. Türkiye, Viyana'dan sonra Peste ve Belgrat'ta yenilmeseydi, Avusturya/Macaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, Italya,
    Almanya'da, ayni kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini gelistirmisler ve güçlendirmislerdir."

    "... Bir seyin zarariyla, bir seyin yok olmasiyla yükselen seyler, elbette, o seylerden zarar görmüs olani alçaltir. Gerçekten de Avrupa'nin bütün ilerlemesine, yükselmesine ve uygarlasmasina karsilik, Türkiye gerilemis, düstükçe düsmüstür. Türkiye'yi yok etmeye girisenler, Türkiye'nin ortadan kaldirilmasinda çikar ve hayat görenler, zararli olmaktan çikmislar, aralarinda çikarlari paylasarak, birlesmis ve ittifak etmislerdir. Ve bunun sonucu olarak, birçok zekalar, duygular, fikirler, Türkiye'nin yok edilmesi noktasinda yogunlastirilmistir. Ve bu yogunlasma, yüzyillar geçtikçe olusan kusaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönüsmüstür. Ve bu gelenegin, Türkiye'nin hayatina ve varligina araliksiz uygulanmasi sonucunda, nihayet Türkiye'yi islah etmek, Türkiye'yi uygarlastirmak gibi birtakim
    bahanelerle, Türkiye'nin iç hayatina, iç yönetimine islemis ve sizmislardir. Böyle elverisli bir zemin hazirlamak güç ve kuvvetini elde etmislerdir."

    "...Oysa güç ve kuvvet, Türkiye'de ve Türkiye halkinda olan gelisme cevherine, zehirli ve yakici bir sivi katmistir. Bunun etkisi altinda kalarak, milletin en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmustur. Artik durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün isleri Avrupa'nin emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakim zihniyetler ortaya çikti. Oysa hangi istiklal vardir ki yabancilarin nasihatlariyla, yabancilarin planlariyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemistir. Tarihte, böyle bir olay yaratmaya kalkisanlar, zehirli sonuçlarla karsilasmislardir. Iste Türkiye de, bu yanlis zihniyetle sakat olan bazi yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, her yüzyil, biraz daha çok gerilemis, daha çok düsmüstür."

    "...Bu düsüs, bu alçalis, yalniz maddi seylerde olsaydi, hiçbir önemi yoktu. Ne yazik ki Türkiye ve Türk halki, ahlak bakimindan da düsüyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Dogu 'maneviyati'yla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu. Dogu'yla Bati'nin birlestigi yerde
    bulundugumuz, Bati'ya yaklastigimizi zannettigimiz takdirde, asil mayamiz olan Dogu 'maneviyati'indan tamamiyla soyutlaniyoruz. Hiç süphesizdir ki bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çikmazina itmekten baska, bir sonuç beklenemez (bundan)."
    "... Bu düsüsün çikis noktasi korkuyla, aczle baslamistir. Türkiye'nin, Türk halkinin nasilsa basina geçmis olan birtakim insanlar, galip düsmanlar karsisinda, susmaya mahkûmmus gibi, Türkiye'yi âtil ve çekingen bir halde tutuyorlardi. Memleketin ve milletin çikarlarinin gerektigini yapmakta korkak ve mütereddit idiler. Türkiye'de fikir adamlari, adeta kendi kendilerine
    hakaret ediyorlardi. Diyorlardi ki "Biz adam degiliz ve olamayiz. Kendi kendimize adam olmamiza ihtimal yoktur." Bizim canimizi, tarihimizi, varligimizi bize düsman olan, düsman oldugundan hiç süphe edilmeyen Avrupalilara, kayitsiz sartsiz birakmak istiyorlardi. 'Onlar bizi idare etsin' diyorlardi."

    (Meclis konusmasindan.)
    Sponsorlu Bağlantılar
    14 Kasım 2007
    #1
  2. hayırrr o zamandan türkiyenin geleceği hakkında bilgi vermiş. her şekli ile
    14 Kasım 2007
    #2
  3. tek kelime ile harika
    29 Kasım 2007
    #3
  4. Harİka......
    3 Aralık 2007
    #4
soru sor