Atatürkün yazdığı geometri kitabı hakkında bilgi

İsimli konu WH 'Soru Cevap' kategorisinde, Misafir üyesi tarafından 2 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    çok işime yaradı teşekkür ederim
    Sponsorlu Bağlantılar
    7 Mart 2012
    #21
  2. valla çok iyi bir bilgi çok işimize yaradi saol'lunnnnnnnnn
    :D
    7 Mart 2012
    #22
  3. offffffffffffffffffffffffff bunu daha özet olarak yazcaz .s
    19 Eylül 2012
    #23
  4. çooooooooooooooooooooooooooooooook teşekkür ederim. saaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaoooooooooooooool.
    26 Eylül 2012
    #24
  5. ay yaz yaz bitmedi!!!!!!!!!!!!!
    12 Mayıs 2013
    #25
  6. bide ben lise 1 e gidiyorum matematik hocasının verdiği konulara bak .
    30 Ocak 2014
    #26
  7. İşime yaradı ama çok kısa gardaş
    24 Mayıs 2014
    #27
  8. Atatürk tarafından ilk defa Türkçe geometri terimleri kullanılarak 1936 yılının sonunda yazılmış olan 44 sayfalık kitap.

    Agop Dilaçar kitabın 1971 baskısına yazdığı önsözde, kitabın yazılış hikâyesini anlatır. 1936 yılının sonbaharında Atatürk, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman ve Agop Dilaçar'ı Beyoğlu'ndaki Haşet kitabevine gönderir ve Fransızca geometri kitapları aldırır. Kitaplar gelince uzmanlarla beraber gözden geçirmiş ve geometri kitabının ilk çalışmalarına başlamıştır. Kış ayları boyunca Dolmabahçe Sarayı'nda bu kitap üzerine çalışan Atatürk'ün hazırladığı kitap Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1937'de yayımlanmıştır. Atatürk kitabında Arapça ve Farsça kökenli bazı geometri terimlerine, üçgen, dörtgen, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, yüzey, uzay, boyut, çember, çap, açı... gibi günümüzde hala kullanmayı sürdürdüğümüz Türkçe karşılıklar bulunmuştur. 1936 yılının kışında Atatürk kitap üzerinde çalışır ve 44 sayfalık içinde geometri terimlerinin Türkçeleştiği kitap ortaya çıkar. Kitabın yazarının Atatürk olduğu kitapta belirtilmez sadece kapağında geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığı'nca neşredilmiştir şeklinde bir not düşülür.

    Osmanlı döneminde üçgene müselles, alan için Mesaha-i sathiye, dik açı yerine zaviye-i kaime, yükseklik yerine kaide irtifaı deniliyordu. üçgenin alanını tanımlamak için üçgenin alanı taban uzunluğu ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir tanımı yerine, bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesinin irtifaına hâsıl-ı zarbinin nıfsına müsavidir deniliyordu.

    Atatürk bizzat kendisi bir geometri kitabı yazdı. Osmanlıca eğitimde kullanılan geometri tabirlerinin yerine Türkçelerini buldu. Bu terimler bugün de Türkçe müfredatta değişmeden kullanılan boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, çokgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe ,.. gibi kelimelerdir..
    1 Haziran 2014
    #28
soru sor