Cennet Hadisler Cennet İle İlgili Ayetler Ve Hadisler

İsimli konu WH 'Hadisler' kategorisinde, din_sevdalisi üyesi tarafından 22 Ocak 2013 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Cennet Hadisler Cennet İle İlgili Ayetler Ve Hadisler. Arkadaşlar Cennetle İlgili Hadisler ile ilgili bilgileri bu konu paylaşıyorum. Bu konu Cennet Hadisler ve Cennet İle İlgili Ayetler Ve Hadisler hakkında... Oruç ve Ramazan ile İlgili Hadisler-ayetler Kıyamet,Cennet ve Cehennemin Sıfatı ile ilgili hadisler ...

  1. Arkadaşlar Cennetle İlgili Hadisler ile ilgili bilgileri bu konu paylaşıyorum. Bu konu Cennet Hadisler ve Cennet İle İlgili Ayetler Ve Hadisler hakkında bilgiler içerir. Bu konu umarım işinize yarar.

    Perygamber Efendimizin Dilinden Cennet Ehli Kadınlar, Peygamber Efendimizin Sav Cennetle İlgili Hadisleri, Peygamberimizin Dilinden Cenente En Son Giren Kişi, Sosyal Yaşamla İlgili Peygamberimizin Hadisleri, Peygamber Efendimizin Altınla Ilgılı Hadisleri, Cennetın Varlığıyla Ilgılı Hadısler Ve Ayetler, Efendimiz Sav Zenginlik İle İlgili Hadisleri, Peygamberimizin Cennet İle İlgili Ayetleri vs...

    [​IMG]

    Cennetle İlgili Hadisler



    Kadının boynundaki incilerin bir tanesi garble(Batı) şark(Doğu) arasını aydınlatır... Başında bulunan taçların en küçük incisi de yine şarkla garb arasını aydınlatır.

    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 99/8)


    Bir kerpici gümüş, bir kerpici altın, harcı keskin kokulu misk, döşemesi inci ve yakut, toprağı ise za'feran olup, oraya giren mutlu olur, umutsuz olmaz, ebedi olur, ölmez...

    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10088)


    ... Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferan (safran)dır ...
    ((Tirmizi); Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6)


    Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut, yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara, sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar...
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 225/6)


    Cennette öyle köşkler vardır ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür...
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/9)


    Cennette gurfeler vardır. Dışları içlerinden, içleri dışlarından görünür.
    (Kütüb-i Sitte-14, s. 447/2)


    Cennette bir köşk vardır. Etrafı burçlar (hisar, kule), otluk, sulak yerlerle çevrilidir. Beş bin de kapısı vardır...
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/5)


    Bir gün Resulullah, "Cennette öyle köşkler vardır ki, ne kendisini yukarıya bağlayacak çengelleri ve ne de altında direkleri vardır" buyurdu. Bunu dinleyen Ashab, "Ey Allah'ın Resulü, o köşklerin ehli oraya nasıl girecek?" diye sordu. Resulullah (a.s.m.), "Onlar kuşlar misali uçarak girecekler" buyurdu. Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur. Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur. İşte bu, hamil'i Kur'an'a mahsustur.
    (Ramuz el-Ehadis-2, s. 326/4)


    Cennet binalarının bir tuğlası altın, bir tuğlası gümüş, harcı misk, çakılı inci ve yakut ve toprağı da safrandır...
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/6)


    Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler...
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/6)


    Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır...
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 323/554)


    Muhakkak ki cennet saraylarından bir sarayın içinde yetmiş menzil (yer, dünya, ev) bulunur. Her menzilde, içerisine girilmek üzere yetmiş kapı, her kapının da diğerinden girmekte olan kokudan başka cennet kokularından koku girer...
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 323-324/555)


    Muhakkak ki cennette (mümin için) içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Bu çadırın eni altmış mil (yaklaşık 100 km) mesafe genişliğindedir. Bunun her köşesinde (mümine mahsus) birtakım ev halkı vardır ki onlar başkalarını (yani birbirlerini) göremezler. (Ancak) Mümin onları dolaşıp ziyaret eder.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 325/560)


    Cennette mü'minin yüksekliği altmış mil (yaklaşık 100 km) olan bir inci çadırı vardır.
    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10091)
    Genişliği de öyle (yani altmış mildir). Orada mü'minin aileleri bulunacak. Mü'min onları bir bir dolaşacak...
    ([(Buhari, Müslim ve Tirmizi); Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10092)


    Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi vardır. Onun için inciden, zebercedden (zümrüt benzeri kıymetli bir taş) ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Câbiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir.
    ((Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı- 5, s. 412/10114)


    Muhakkak cennette bir çarşı vardır ki melekler orayı ziyaret ederler. Orada gözlerin mislini görmediği, kulakların duymadığı ve kalplere gelmeyen nimetler vardır. Canımızın istediği herşey bize getirilir. Fakat orada satılan ve satın alınan hiçbir şey yoktur. O çarşıda cennet halkının bazısı diğer bazısı ile karşılaşır. Yüksek menzil ve mevki sahibi döner de mevki bakımından kendinden aşağı derece olan kimse ile karşılaşır. Onların içinde herhangi bir şeyi eksik olan kimse yok ki karşılaştığının üzerine gördüğü süs elbiselerinden dolayı rahatsız olsun. Sözünün sonu gelmeden üzerinde daha güzel bir kıyafet bürünür. Şu muhakkak ki cennette hiçbir kimsenin üzülmesi, kederlenmesi yoktur.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 325-326/563)


    Şüphesiz ki cennette bir çarşı vardır. Fakat orada hiçbir şeyi satın almak ve hiçbir şeyi satmak yoktur. Ancak erkekler ve kadınlar suret ve şekilleri vardır. Binaenaleyh orada hangi kılığı istediğinde ona girecektir
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 326/564)


    Muhakkak cennette öyle çarşılar var ki orada alışveriş yoktur. Fakat cennet ahalisi oraya vardığı zaman taze ve parlak inci ve misk toprak üzerine yaslanarak otururlar. Dünyada oldukları gibi o cennetlerde tanışırlar. Dünyada nasıl olduklarını ve Rablerine ibadetlerinin nasıl olduğunu, geceleri nasıl ihya ettiklerini, gündüzleri nasıl oruç tuttuklarını, dünyanın zenginliği ile fakirliğinin nasıl olduğunu, ölümün nasıl olduğunu ve ... nasıl cennet ahalisinden olduklarını konuşup müzakere (ve sohbet) ederler.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 326/565)


    Sidretü'l-Münteha ağacının meyvesinden her bir meyve yarılınca içinden yetmiş iki renk ve çeşit yemek çıkar ki orada öbürüne benzeyen hiçbir renk ve çeşit yoktur.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 312/517)


    ... Cennetin meyvesindan koparınca, yerine yenisi biter.
    (Ramuz el-Ehadis-1, s. 98/9)


    Bir köylü Arap, "Ey Allah'ın Resulü cennetin içinde meyve var mıdır?" diye sordu. Resulullah: "Evet Tuba denilen bir ağaç vardır" buyurdu. O zat: "Ya Resulullah bizim arazimizdeki hangi ağaç ona benzer?" dedi. Resulullah: "Senin arazindeki ağaçlardan hiçbir şey ona benzemez. Fakat sen hiç Şam'a geldin mi? Çünkü orada ceviz denilen bir ağaç var ki bir gövde üzerine biterek yukarısı -yani dalları- yayılır. İşte bu ağaç Tuba ağacına benzer" buyurdu. O zat: "Ya Resulullah, o ağacın dip gövdesinin kalınlığı ne kadardır?" dedi. Allah'ın Resulü: "Senin ev halkının develerinden beş yaşına basan genç bir deve yola çıksa dibini dolaşıp kuşatamaz da nihayet ihtiyarlığından boynu kırılır" buyurdu. Köylü Arap: "Cennette üzüm var mı?" diye tekrar sordu. Resulullah: "Evet vardır" buyurdu. O zat: "O üzümün salkımının büyüklüğü ne kadardır?" dedi. Resul-i Ekrem: "Alaca karganın hiç durmadan bir aylık uçup gideceği mesafe kadar" buyurdu. O zat: "O üzümün taneleri(nin büyüklüğü) ne kadardır?" dedi. Allah'ın Resulü: "Büyük kova gibidir" buyurdu. O zat: "Ey Allah'ın Resulu, o üzüm tanesi beni ve ev halkımı muhakkak doyurur" dedi. Resulullah: "Evet seni ve ev halkını ve akrabanın ekserisini doyurur… Cennetin hurması ağacın dibinden dallarına doğru intizamlı bir şekilde yığılıp istif edilmiştir. Meyveleri büyük testiler misalidir. Ne zaman bir meyve koparılsa yerine başkası gelir. Cennetin suyu çukur olmayan yerlerden akar. Cennet üzümünün her bir salkımı on iki arşındır."
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 312-313/518)


    Bir kişi, "Ya Resulullah cennetin içinde hurma var mıdır? Çünkü ben hurmayı seviyorum" diye sordu. Resulullah: "Evet vardır. ... cennet hurmalarının altından dalları vardır. Budaklarının başları altındandır. Altından budakları vardır. Alemlerden herhangi bir kimsenin görmekte olduğu elbiselerin en güzeli gibi yaprakları vardır. Altından hurma salkımları vardır. Hurma salkımlarının çöpü de altındandır. Altından hurma tanesinin dibinde yapışık pul gibi şeyler vardır. Büyük küpler gibi meyveler var ki (onlar) köpükten yumuşak, baldan tatlıdır."
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 315/522)


    Cennetteki hurma ağacının dalları kırmızı altındır. Sapları yeşil zümrüttür. Yaprakları ipek gibidir. Meyvesi kule gibi iri taneli, kaymaktan yumuşak ve çekirdeksizdir.
    (Ramuz el-Ehadis-2, s. 451/4)


    Cennette hurma ağaçlarının dalları yeşil zümrüttür. Budakları kırmızı altındır. Yaprakları cennet ahalisi için giyecek kıyafetleridir. Onun bir kısmı kısa (iç) elbiseleri, bir kısmı da içi astarlı dış elbiseleridir. Cennet hurmasının meyvesi büyük testiler ve kovalar gibidir. Sütten daha beyaz, baldan tatlı, köpükten yumuşaktır. İçinde de çekirdek yoktur.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 314)


    Peygamber Efendimiz (sav) bir tabak incir hediye edilip ondan yedi ve sahabelerine: "Bundan yeyiniz. Eğer ben bir meyvenin cennetten indiğini söylersem işte cennetten inen meyve bu incirdir." buyurdu.
    (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 313)


    Karpuzdan faydalanınız ve ona ta'zim (saygı) ediniz. Çünkü onun suyu cennetten, tadı da cennet tadındandır... karpuz cennet (meyvelerin)dendir.
    (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 313)


    Dünyada cennet meyvesine benzeyen şey ancak muzdur. Çünkü Allah Teala (cennetin yemişi hakkında), "Onun yemişleri devamlıdır", buyurmuştur. Sen ise muzu, yaz ve kış senenin her mevsiminde bulabilmektesin.
    (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 312-313)


    Cennet halkının ekmek katığının en faziletlisi, en nefisi ettir. Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.
    (Tezkireti'l Kurtubi, s. 363/654)


    Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır.
    (Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123)


    Cennetteki huriler yakut ve mercan gibidirler. Adam onlardan birinin yüzüne bakar da, kendini onun yanağında, aynada gördüğünden daha berrak görür. Onların incilerinin en ednası (en küçük, en önemsiz) şark ile garbi ışıklandırır.

    (Ramuz el-Ehadis-2, s. 337/7)

    Kaynak:
    22 Ocak 2013
    #1
soru sor