Dünyanın İlk Aşk Şiiri

İsimli konu WH 'Aşk & Sevgi' kategorisinde, yesim83 üyesi tarafından 13 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Dünyanın İlk Aşk Şiiri. Dünyanın ilk aşk şiiri, yıllardır İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. 4 bin yıllık çivi yazısı tablet, Şiir bugün için bile, erotik dizelerden... Dünyanın ilk Aşk Mektubu... dünyanın ilk AŞK mektubu ...

  1. Dünyanın ilk aşk şiiri, yıllardır İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.
    4 bin yıllık çivi yazısı tablet, Şiir bugün için bile, erotik dizelerden
    oluşuyor.
    Sümerce çivi yazılı tablet, 1889 yılında, Bağdat'ın 150 kilometre uzağındaki Sümer kenti Nippur'da bulundu.
    Tablet 55 yıl önce ABD'li Sümerolog Samuel Noah Kramer tarafından okundu. Aynı dönemde tableti Türkçe'ye ise bugün 94 yaşında olan Türkiye'nin ilk Sümeroloğu Muazzez İlmiye Çığ çevirdi.
    Sözleri Sümer döneminin bir yansıması.



    Şiirin hikayesi:

    Sümer inancına göre, toprağın bereketini ve toprağın verimli olmasını sağlamak amacıyla, Kral'ın yılda bir kez Bereket ve Aşk Tanrıçası Enlil yerine bir rahibe ile evlenmesi kutsal bir görevdi.
    Bu şiir büyük bir olasılıkla Kral Şusin için seçilmiş bir gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştı ve ziyafetlerde şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu.



    Dünyanın ilk aşk şiiri:

    Damadım, kalbimin sevgilisi.
    Güzelliğin büyüktür baldan tatlı.
    Aslan, kalbimin kıymetlisi.
    Güzelliğin büyüktür baldan tatlı.
    Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır.
    Yatak odasında bal doludur.
    Güzelliğinle zevklenelim.
    Aslan seni okşayayım.
    Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır.
    Damadım benden zevk aldın.
    Annem söyle sana güzel şeyler verecektir.
    Babam, sana hediyeler verecektir.
    Sen beni sevdiğin için.
    Lütfet bana okşayışlarını.
    Benim Tanrım, benim koruyucum .
    Tanrı Ellil'in kalbini memnun eden Şusin'im.
    Lütfet bana okşayışlarını.

    :kotu:
    13 Kasım 2007
    #1
  2. [ok][ok]Bir Gün Anlarsın


    Uykuların kaçar geceleri
    Bir türlü sabah olmayı bilmez
    Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
    Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
    Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
    Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
    Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
    Onun unutamadığın hayali
    Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
    Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
    Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
    Vurursun başını soğuk taş duvarlara
    Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
    Duyarsın
    Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
    Niçin yaratıldığını
    Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
    Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
    Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
    Dolar gözlerin için burkulur
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
    Sevilen gözlerin erişilmezliğini
    O hiç beklenmeyen saat geldi mi
    Düşer saçların önüne ama bembeyaz
    Uzanır gökyüzüne ellerin
    Ama çaresiz
    Ama yorgun
    Ama bitkin
    Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
    Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın hayal kurmayı
    Beklemeyi
    Ümit etmeyi
    Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
    Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
    Lanet edersin yaşadığına
    Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
    O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

    Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın





    Ümit Yaşar Oğuzcan



    bence gerçek aşk şiirlerinden biri bu olsa gerek...çok şey anlatıyor her kelimesi,her okuyuşta farklı bir ima, bir selzeniş vardır...
    13 Kasım 2007
    #2
  3. Mavi Mavi Sevdim Seni


    Bir tek şeyi unutma!
    Seni sevdim ben.
    Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
    Kelebekleri göç etti gönlümün
    Issızlaştı hayat sanki
    Sanki, sabahı eksik şiirlerimin.
    Sanki, gecesi hep kanayan bir yara
    Ve sanki, artık hep kanayacak...
    Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
    Çare yok, ağlayacak.
    Bir tek şeyi unutma!
    Seni sevdim ben.
    Kapıları kendime ben açamadım
    Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
    Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım..
    Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım.
    Savunamadım seni kimselere
    Anlatamadım seni kimselere
    Kimsesiz kaldım,En çok da sensiz...
    Bir tek şeyi unutma!
    Seni sevdim ben..
    Sana uyumak,Sana uyanmaktı hayat.
    Sıratını geçtim yaşarken korkmadan
    Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle
    Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile
    Tek sen gitme diye
    Sonbahar oldum yaprak yaprak
    Ağaç oldum köklerimi unutarak
    Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
    Kalbimi dar kafese kapatarak
    İçimdeki bir kanarya
    Hiç susmadan ağlayacak
    Bir tek şeyi unutma!
    Seni sevdim ben.
    Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
    Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
    Beyazında akladım bulutunun
    Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak
    Bir tek şeyi unutma!
    Seni sevdim ben.
    Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
    Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
    Bugün sardunyalarım da açmadı
    Belki de küskün renklere
    Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
    Sensiz soluyorum anlayacağın
    Mavi mavi ölüyorum
    Duyuyor musun, orada mısın,
    Var mısın, yok musun?
    Bir tek şeyi unutma!
    Seni sevdim ben.
    Yanarak, yıkılarak
    Aklıma her geldiğinde ağlayarak...


    Naşide Göktürk

    ayrıca bir güzel aşk şiiride bu:(
    13 Kasım 2007
    #3
  4. gerçek aşk şiiri bu olsa gerek...
    BEN SANA MECBURUM



    Ben sana mecburum bilemezsin

    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

    Büyüdükçe büyüyor gözlerin

    Ben sana mecburum bilemezsin

    İçimi seninle ısıtıyorum



    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

    Bu şehir o eski İstanbul mudur?

    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

    Sokak lambaları birden yanıyor

    Kaldırımlarda yağmur kokusu

    Ben sana mecburum sen yoksun



    Sevmek kimi zaman rezilce korkudur

    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

    Birkaç hayat çıkarır yaşamasından

    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu



    Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor

    Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor

    Durup köşe başında deliksiz dinlesem

    Sana kullanılmamış bir gök getirsem

    Haftalar ellerimde ufalanıyor

    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

    Ben sana mecburum sen yoksun



    Belki Haziranda mavi benekli çocuksun

    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

    Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor

    Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin

    Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor



    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Bu kurtlar sofrasında belki zor

    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Sus deyip adınla başlıyorum

    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

    Hayır başka türlü olmayacak

    Ben sana mecburum bilemezsin..
    ATİLLA İLHAN
    HER OKUYUŞUNUZDA VEYA DİNLEYİŞİNİZDE SİZİ AŞIK OLMASANIZDA ELİNİZDEN TUTUP UZAK DİYARLARA GÖTÜREN EDEBİYATIMIZIN ENDER ŞİİRLERİNDE BİRİ...[ok][ok]
    13 Kasım 2007
    #4
  5. SENİ SEVİYORUM

    sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
    sevmek; yanındayken başını
    omuzuna koyabilmekse eğer,
    sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
    SENİ SEVİYORUM....

    * * * * *

    sevmek; senle iken yere daha sağlam
    basabilmekse eğer,
    sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
    hissetmekse eğer,
    sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
    sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
    seni ısıtmaksa eğer,
    sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
    kopmasıysa eğer,
    sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
    bakabilmekse eğer,
    sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    13 Kasım 2007
    #5
    • SEVDA YANIĞI GÖNÜLLER
    Sevda yanığı gönüller,
    Gün gelir küllerim seni bana mahkum eder.
    Radyoda dinlediğin hüzünlü bir şarkı olurum,
    Boynu bükük bir gonca gül dalında,
    Suya hasret çorak bir toprak,
    An gelir sevginle beslenecek.

    Sevda yanığı gönüller ,
    Gerçekler acıtır elbet.
    Yaslı bir ağıt dilinde,
    Gözlerin nemlenir gençliğinden kalma özlemle.

    Gece gündüze,
    Ay güneşe,
    Sen yitirdiğin aşka gebe,
    Can çekişmekte.

    Susmuş yaralı ruhun,
    Acıyla kavrulmuş asi bakışın,
    Dalar dalar gidersin,
    Ak gerdanlı, güzel buseli kıza yanarsın.

    Sevda yanığı gönüller,
    Gün gelir,
    Küllerim seni bana,
    Seni bana mahkum eder.
    13 Kasım 2007
    #6
  6. şiirler çok güzel paylaşımın için teşekküler
    14 Kasım 2007
    #7
  7. Teşekkür ederim arkadaşım..
    ÖZLEDİM SENİ..


    özledim seni...
    ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
    beynimi uyuşturuyor özlemin...
    çok sık birlikte olmasak bile
    benimle olduğunu bilmenin
    bunca zamandır içimi ısıttığını
    yeni yeni anlıyorum
    Yokluğun,
    Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
    mütemadiyen bir boşluğa
    Sabahları seni okşayarak başlamaları
    aksamları her isi bir kenara koyup
    seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
    oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi,
    sevimli haşarılığını,
    çocuksu küskünlüğünü...
    Nasılda serttin başkalarına karşı
    beni savunurken;
    ve ne kadar yumuşak
    bir çift kısık gözle kendini
    ellerimin okşayışına bırakırken
    Gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    'git artık' demek
    'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
    kavuşacaksın mutluluğa'
    demek sana nede zor
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....


    CAN YÜCEL
    14 Kasım 2007
    #8


  8. HERŞEY SENDE GİZLİ


    Yerin seni çektiği kadar ağırsın
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

    Ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,

    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

    İşte budur hayat!
    İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
    Bebek ağladığı kadar bebektir
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
    Sevdiğin kadar sevilirsin...


    CAN YÜCEL
    14 Kasım 2007
    #9
  9. ilk şiirdeee diğerleride çok güzeellllerr:)
    eline sağlık :)
    14 Kasım 2007
    #10
  10. Teşekkür edrim arkadaşimm..

    BEN SENİ ASLA


    Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı
    Sen uğrunda en çıldırdığım esmer
    Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam
    Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim
    Sen beklediğim
    Sen özlediğim
    Sen gizlediğim...

    Güneş doğmayı unutabilir
    Sabah olmayı
    Yağmur yapmayı
    Ama ben seni asla...

    Çiçekler açmayı unutabilir
    Kuşlar uçmayı
    Baharlar gelmeyi
    Ama ben seni asla...

    Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın
    Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın
    Sen tanrımın en güzel armağanı
    Sen hayatımın en gerçek yalanı
    Sen bütün huylarımı ezbere bilen
    Sen gözyaşlarımı en iyi silen
    Sen dünyanın en güzel kadını

    Sen yemeğimin tuzu
    Yüreğimin buzu
    Anasının en güzel kızı
    Sen kalbimde en tatlı sızı
    Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı
    Sen sevdikçe sevilesi
    Övdükçe övülesi
    Öptükçe öpülesi aşkım...

    Sen beni yokluğuyla delirten
    varlığıyla yolumu yolundan çeviren
    Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın
    Bundan böyle senden sorulsun günahlarım
    Sende bütün sorularım
    Sende bütün cevaplarım
    Adam olmuşsam senden
    Katil olursam senden
    Ben çoktan vazgeçtim kendimden
    Ama senden
    Asla kadınım
    ASLA! ...

    AHMET SELÇUK İLKAN
    14 Kasım 2007
    #11
soru sor