El, kol ve bileklere tehdit!

İsimli konu WH 'Sağlık' kategorisinde, breakerturk üyesi tarafından 27 Şubat 2008 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: El, kol ve bileklere tehdit!. Sabah odamda bilgisayar başında yazılarımı yazıyordum. Kapıdan Ortopedist Dr. Gündüz Atasoylu, şöyle bir günaydın dedi gitti, tekrar geri döndü. ''Yahu... Dünyada ilk kez bir insana aynı anda 2 kol ve el nakli yapıldı. El Kol Hareketi Yapma Uleynn ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Sabah odamda bilgisayar başında yazılarımı yazıyordum. Kapıdan Ortopedist Dr. Gündüz Atasoylu, şöyle bir günaydın dedi gitti, tekrar geri döndü. ''Yahu hoca, sen ne kötü oturuyorsun öyle, bir yerlerini sakatlarsın yakında'' dedi. Karşımda oturan kişiyle aramıza girmesin diye bilgisayarım iyice yanda duruyordu ve klavyede yazarken hem sola dönmem, hem de bileğimi tatsız bir şekilde eğik tutmam gerekiyordu. Pozisyonumu düzeltebilirdim ama insan bir başlayınca kendini kaptırıp gidiyor. Ya elini oynatamazsın, ya da iki büklüm gezersin yakında dedi. Anlatsana hocam incinmeleri, yazayım dedim. O da güzel güzel anlattı.
    Zorlamaya bağlı incinmeler belli meslek gruplarında daha sıklıkla görülür. Mesela bilgisayar kullanıcıları gibi kişiler, oturuş ve yazış pozisyonlarını ayarlamazlarsa el ve bileklerini incitmek bakımından risk içindedirler.

    İncinmeler, kasların ve kas kirişlerinin aşırı derecede zorlanarak zedelenmesi sonucu meydana gelir. Bu zedelenmelerin çoğu elde, el bileğinde ve kolda meydana gelir. En sık gözlenen belirti, ağrıdır. Yanı sıra sızlama, karıncalanma, güç kaybı, hissizlik ve şişme de görülebilir.

    İncinme sadece birbiriyle aynı hareketlerin sürekli olarak tekrar edilmesinden dolayı meydana gelmez. Uzun süre yapılan fiziksel hareketlerde vücudu yanlış konumlandırmak veya bu hareketler esnasında ani zorlamalarda bulunmak da incinmeye sebep olabilir.

    Belli hareketlerden kaçının

    Zorlamaya bağlı incinmelerin tedavisi; halk arasında ''ağrı kesici'' diye adlandırılan ilaçları kullanmak veya ağrıyı ilk hissettiğiniz anda yaptığınız işe ara vermek kadar basit olabilir. Fakat zedelenme veya hasar arttıkça, tedavi şekli de daha zor hale gelebilir. Zaman zaman kullanılan ''boşver çivi, çiviyi söker'' deyimi bu tür rahatsızlıklarda geçerli değildir. Bu tarz zedelenmeler, mevcut hasarı ağırlaştıran hareketlerden kaçınılarak da kolayca düzelebilir. Bunun için birkaç hafta gerekebilir.

    Şayet bu basit önlemlerle, şikâyetlerde 1 - 2 gün içinde azalma eğilimi görülmezse ilk iş bir ortopediste görünmektedir. Çünkü diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi, yukarıdaki belirtiler, diğer daha önemli kas, tendon ve kemik hastalıklarının belirtileriyle karıştırılabilir. Kesin tanıdan sonra tedavi planlaması berraklaşabilir.

    İlk seçenek ameliyatsız tedavi

    Genelde bu tip hastalıklarda ilk tedavi yöntemi ''konservatif'' adını da verdiğimiz ameliyatsız tedavidir. Bunların başında o uzvun dinlendirilmesi, uzmanın gerek gördüğü bandaj, dinlendirici ve tespit edici aletlerle ilaç tedavisi gelir. Lokal olarak soğuk tatbiki ilk yöntemler arasındadır. Uzmanı tarafından uygulanacak fizik tedavi de yüz güldürücü sonuçlar verebilir.

    Dinlendirme, ilaç tedavisi ve fizik tedaviye rağmen düzelmeyen olgularda ameliyat düşünülebilir. Hasarlı bölgeye lokal kortizon uygulaması, uzmanın gerekli gördüğü hallerde olup, sınırlıdır.
    Karpal tünel sendromu ameliyatlarında, karpal tünel gevşetilip, genişletilerek; sıkışan sinir üzerindeki bası azaltılır. Benzer olarak tetik parmak ameliyatında da tendon kılıfı usulünce kesilerek gevşetilir. Kirişin takılmadan ve rahat hareket etmesi sağlanır. Tenisçi dirseğinde ve omuz tendonlarının hasarlarında, lokal medikal tedavi ve fizik tedavinin yeterli olmadığı durumlarda çeşitli girişimler uygulanabilir.

    Sık rastlanan dört sorun

    Zorlamaya bağlı incinmeler arasında pek çok kas ve kas kirişi yaralanmaları vardır. Aşağıdaki 4’ü en sık rastlananlardır:

    Karpal Tünel Sendromu: Karpal tünel, bileğinizdeki bir geçiş bölgesidir. Buradan sinir ve elinizi bükmenizi sağlayan kas kirişleri geçer. Aşırı zorlama buradaki kas kirişlerini saran zarlarda şişmeye neden olur. Zardaki bu şişme ise buradan geçen sinire bası yapar. Bilekten başlayıp baş parmağa ve ilk üç parmağa veya dirseğe yayılan hissizlik, karıncalanma ve ağrı oluşur. Uzun süre bilgisayar kullananlar, kasiyerler, fabrika ve tamir işlerinde çalışanlar bu rahatsızlığa sık yakalanır.
    Tenisçi Dirseği: Bu rahatsızlığa yakalanmanız için mutlak tenis oynamanıza gerek yok. Bileğinizi zorlayarak çevirmenizi gerektiren her türlü hareket, mesela tornavidayla vida sıkmak, buna sebep olabilir. Ağrı, dirsekten başlar ve ön kolun dış kısmına doğru yayılır. Gerçek hasar ise ön kol kaslarını dirseğe bağlayan kas kirişlerindeki küçük yırtılmalar şeklindedir.
    Tendinit: Kas kirişi iltihaplanmasıdır. Vücudun alışık olduğundan daha şiddetli egzersiz yapmak; el bileği, dirsek veya omuzun yakınındaki bir kas kirişinin hasar görmesine ve iltihaplanmasına sebep olabilir. Kolu uzun süre omuz seviyesi üzerinde tutarak boya yapmak gibi sürekli hareketler de tendinite sebep olabilir. Tendinit ağrısı hareketi kısıtlayabilir.

    Tetik Parmak: Parmağınızı kıvırdığınız zaman takılıyormuş gibi hissetmeniz bu rahatsızlığa bu takma adı vermiştir. Aslında olan zedelenme ''tenosinovit'' adı verilen kas kirişi kılıfının iltihaplanmasıdır. Aynı zamanda bilekte veya omuzda da meydana gelebilir. Elde şiddetli incinme meydana geldiğinde, el parmaklarının kiriş kılıflarındaki şişme tenosinovite sebep olur. Bu durum aynı el hareketinin sayısız defa yapılmasından kaynaklanabilir.
    Sponsorlu Bağlantılar
    27 Şubat 2008
    #1
  2. çok güzel anlatmışsınız ama bunu okuyanların daha çok tedavi bilgisine ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum tamam bileğimin neden ağrıdığını öğrendim ama asıl önemli olan şimdi ne yapmam gerektiği değil mi?
    teşekkürler.
    29 Mayıs 2010
    #2
  3. omzum parmak çıtlatması gibi ses çıkarıyor. dirsek kemigimde uzaması oluyor. sag kalumla bir iş yapamıyorum .elimde şişmeler oluyor . kolumu harfeket ettiremiyorum nesneleri hareket ettirirken zorluk çekiyorum..ne yapmamı önerrsiniz???teşekürler ..!! cevabınızı bekliyorum...
    3 Şubat 2011
    #3
soru sor