Erkekleri neler kızdırır?

İsimli konu WH 'Erkekçe' kategorisinde, CormoRant üyesi tarafından 25 Şubat 2012 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Erkekleri neler kızdırır?. Erkekleri neler kızdırır? Erkekleri Kızdıran Nedir? Erkekler nasıl ve neden kızar? Evli, nişanlı ya da sözlüsünüz ya da herhangi bir şekilde hayatınızda... Kırmızı renk boğaları neden kızdırır? Erkekleri neler tahrik eder ? ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    [h=2]Erkekleri neler kızdırır?[/h]
    Erkekleri Kızdıran Nedir?
    Erkekler nasıl ve neden kızar?

    Evli, nişanlı ya da sözlüsünüz ya da herhangi bir şekilde hayatınızda bir erkek var. Ama ne vakit neye kızar, niye size kötü davranır, niye kabalaşır, bilmiyor musunuz?

    Bunları biraz açalım. Diyelim ki güzel bir elbise giydiniz, bir yere gideceksiniz. Hayatınızın erkeği yüzünü buruşturup ya dekoltenizi işaret ediyor ya da daha kötüsü "Aman ne güzel, ne şık olmuşsun," diyeceğine; "Şu şişman (veya sıska) kollara bak, şu elbiseye bak; ne kadar çirkin olmuşsun, sana hiç yakışmamış" gibi sizi kahreden laflar söylüyor. Hatta daha ileri gidip kıyafetinizi çıkartmanızı istiyor. Ya ısrarla giymeyi istiyorsunuz ya da değiştiriyorsunuz. Size göre bu çok saçma, çok anlamsızdır. Hatta kullandığı kelimeler, bizi ok gibi tam on ikiden vurmuştur, çok kırılmışızdır. Neden böyle davranır ki? Çok basit: Neden kıskançlıktır. Zira sizi kıran o kelimelerin altında yatan; "kendine güvenmeyen, kıskanan, başkalarının size bakışlarına tahammül edemeyen" bir erkek vardır.

    Tabii böyle kırıcı konuşmayıp da "Çok güzel olmuşsun, kadınımı kimse böyle görmesin."deseydi çok daha hoşumuza gidecekti. Ama o vakit de erkeklik gururu yaralanır, kıskançlığı, egoistliği ortaya çıkar. Olur mu, erkeklikte karizmayı çizdirmek var mı?

    Esasında hepsinin kafasında, hanımlarını ellerinden gelse sadece "kapatması" olarak görme eğilimi vardır. Hani utanmasalar buna asla "hayır" demeyeceklerdir. Karısının makyaj yapmasını arzu etmeyen bir sürü erkek, ona sade daha güzel olduğunu telkin eder. Kadın olarak sevdiğimizin istediğini "emrin olur" diye kabul edin demiyorum. Ama makyajsız siz de kendinizi güzel görüyorsanız, bir şey diyemem. Ama makyajı seviyorsanız sevgilinizi yavaş yavaş buna alıştırın. Önce ruj, derken allık, en son göz makyajı... Ne kadar güzel ve göze hoş görünürseniz o kadar rahatsız olurlar. Bazı modern düşünen erkekler, yanındaki kadının görkemli olmasından gurur duyar. Bu durumda "Demek ki yanındaki erkek neymiş ki, böylesine güzel bir kadın, onunla geziyor," duygusu ağır basar.

    Ama erkeklerin prensipte çok anlaştıkları bir konu vardır; kendilerinin olduğu yerde, kadınların konuşmasına veya kumandayı ele almalarına karşı çıkarlar. Yani kadınların öne plana çıkmalarından rahatsız olurlar. Mesela bir münakaşaya sebep olmak (başkası ile) veya araya girip uluorta konuşmak ya da bir iş toplantısında lafa karışmak olabilir. Erkekler ikide bir laflarının kesilmesine de çok sinirlenirler. En pasif, en light veya en toleranslı erkek bile bundan hoşlanmaz. İkinci plana itilmeyi erkeklik dürtüsü ile reddederler. Erkeği erkek yapan husus, genelde baskın karakter olarak tanımlanır. "Erkek evin reisidir,", "Kocanın dediği olur," diyerek erkeklerin bu konudaki beklentisini artırmış oluruz. Aksi, erkekten sayılmaz! Bunu yapamayan erkeğe saygı duyulmaz! Böylelikle erkekler, şiddete başvurur ve korkutarak saygınlık kazanmaya çalışır. Şiddet bir yerde zayıflığı bastırmak için kullanılır. Şiddet kullanarak söz dinletmek eşitliğe adalete, saygınlığa, insanlık gururuna asla yakışmaz. Kaba kuvvet görmemek için, bazı şeyleri yapmaktan bilinçli olarak çekinmek gerekir. Araba süren erkeğin yanında küfür etmekten, el kol işaretleri yapmaktan, laf atmaktan veya erkek ile ağız dalaşına girmekten kaçınmalıyız. Düşünün, kaçacak bir yer yoktur. Niye böylesine dar bir alanda paratoner olalım? Bırakın daha rahat ortamlarda fikir teatisi yapalım.

    Bir erkeğin yanında (görgü kurallarına göre) aklımıza gelen her şeyi direkt olarak istememeliyiz. Mesela tuzluk için garsonu çağırmamalıyız. Nedense erkekler ne olursa olsun her şeyi onların aracılığı ile yapmamızı isterler. Kendi başımıza yapmamız, onları hiçe saydığımız anlamına gelir. Ama yanımızdaki erkek beceriksiz olabilir veya "Onlara ne gerek; benim de isteme, alma hakkım yok mu? Bu saçmalık" diyebilirsiniz. Ama konumuz erkekleri kızdıran şeylerse, alın size en çok kızdıkları konu işte. Ne mi yapmalı; siz zarafetinizi bozmayın, bırakın onlar egolarını tatmin etsinler; yaslanın arkanıza ve kendinizi kraliçe farz edin. Size hizmet edilmesinin keyfini çıkarın.

    Batı ülkelerindeki erkekler, her konuda eşitlik isteyen kadınlara o kadar duyarsızdır ki; kadınların taşıyamadıkları bir ağırlık için bile "Madem ki eşitiz, sen taşı," diyebilmişlerdir. Bir erkeğe kapı açan veya onun sigarasını yakan bir kadın gördünüz mü? Yahut beğendiği erkeğe çıkma veya evlenme teklifinde bulunan kadınlar var mıdır? Kadınlar gece vakti sokaklarda rahat rahat gezebilir mi? Fiziksel güçleriniz eşit mi? Beğendiğiniz erkeğe laf atabiliyor musunuz? Hatta telefon edip "Yemeğe çıkalım," diyebilen kaç kadın vardır? Demek ki bazı şeyler, dünyanın her yerinde, erkeklere has davranışlar olarak kabul edilmiştir.Yanınızdaki erkek bazı şeyleri istemiyorsa ona uyum sağlamalısınız; ama perde arkasında idare eden kişi siz olmalısınız.

    Mesela bir yere gitmeden önce, eşine "Sen mi konuşacaksın, ben mi?" diye soran bir erkek, aslında kibarca kuralları hatırlatır. Bir orta yol bulabilmek "Ne var bunda, ikimiz de konuşuruz; mühim olan işimiz halledilsin,"veya "Peki o halde, söze karışmamı istemiyorsan şunları şunları söylemeyi unutma. Sonra da eksik bir şey kaldı mı diye bana sorarsın diyerek" konuyu yönlendirebilirsiniz. Böylece ne şiş yanar, ne de kebap. Erkekler karılarının iş toplantılarında veya yemekli toplantılarda başka erkeklerle burun buruna konuşmasını; kahkahalar atmasını; sarhoş olup kendisini zor duruma düşürmesini; başka erkeklerle dansa kalkmasını veya ortaya çıkıp göbek atmasını da istemezler. Bunları kadınlar da istemez zaten. Mühim olan karı kocanın birlikte eğlenmesidir.

    Erkek, karısının eve kendisinden sonra gelmesinden de hoşlanmaz. Bunun egoistlik olduğunu düşünebilirsiniz. Ama öyle ya da böyle tatsızlık çıkmasını istemiyorsanız bunlara da dikkat etmelisiniz. Anlaşmak için biraz alttan almak ve ortada buluşmak gerekir. Birlikte yaşadığımız erkek, aşırı uçlardan ve isteklerden zaman içinde kendi isteğiyle mutlaka vazgeçecektir. Size düşen, hem isteklerinizi kadınca dile getirmek, hem de onu kırmamak için (çok saçmalamadıkça) dediklerini yapmaktır; size olan güveni yerleştikçe, müşterek arzularınızın ortasını bulacaksınız.
    Sponsorlu Bağlantılar
    25 Şubat 2012
    #1
soru sor