Gazetecileri tehdit eden 5 hastalık

İsimli konu WH 'Sağlık' kategorisinde, breakerturk üyesi tarafından 9 Aralık 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Gazetecileri tehdit eden 5 hastalık. Siyasi iktidarın Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında gerçekleştirmeyi planladığı yasa taslağında gazetecilerin kazanılmış olan yıpranma hakları geri... Kadınlar tehdit eden hastalıklar Sağlığı tehdit eden yiyecekler ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Siyasi iktidarın Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında gerçekleştirmeyi planladığı yasa taslağında gazetecilerin kazanılmış olan yıpranma hakları geri alınmaya çalışılıyor…

    Halbuki, gazeteciler ağır bir işçinin çalışma şartlarına eşit denebilecek zor bir görevi yerine getiriyorlar…

    Bu görevi yerine getirirken de bazı ciddi hastalıklara da yakalanıyorlar. Özel Amerikan Hastanesi doktorları, görevlerini yerine getirirken gazetecileri tehdit eden 5 hastalık ile ilgili bilgiler verdi:

    Yeme problemleri

    Diyetisyen Zuhal Güler, gazetecilerde en sık yeme problemlerinin olduğuna dikkat çekerek şu bilgileri verdi:

    “Özellikle gazeteciler gibi sürekli yoğun bir tempo içinde çalışan ve yemek yemeye fazla zaman ayıramayan meslek gruplarında daha çok atıştırmaya dayalı yeme alışkanlıkları konusunda dikkatli olmak gerekir.

    Bu durumu yaşayan kişiler ne yediğine bakmadan ve rahatsızlık hissedene kadar normal insanın yiyebileceğinden kat kat fazla yiyecek tüketirler. Kriz sırasında kendilerine hâkim olamayan kişiler pişmanlık duyarlar.

    Aşırı üzüntü hali yaşarlar.
    Bu durumun tedavisinde psikiyatrik destekle birlikte diyet tedavisi gerekir. Beslenme tedavisinde sağlıklı ve dengeli beslenme kuralları geçerlidir. Az ve sık yenmeli, diyet çeşitli ve dengeli olmalı, ortalama porsiyon büyüklüğünde servis edilmelidir. Tedavideki asıl hedef aşırı yeme sıklığını azaltmak ve alınan besin miktarında kontrolü sağlayabilmek olmalıdır.”

    Göz bozuklukları

    Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Oram’da, gazetecilerde göz problemlerinin sık görüldüğünü belirterek şöyle diyor:

    “Gazetecilerde bilgisayarda çalışmaya bağlı olarak “Bilgisayar Görme Sendromu” ortaya çıkıyor. Bilgisayar Görme Sendromu (Computer Vision Syndrome) günde iki saatten fazla bilgisayar ile çalışan kişilerin yüzde 90’ında ortaya çıkabilen yaygın bir rahatsızlıktır…

    Bu hastalığın belirtileri arasında gözlerde kızarıklık, yanma, batma, sulanma, yorgunluk hissi, odaklanma güçlüğü, çift ve bulanık görme, baş ağrısı, boyun ve omuz ağrıları sayılabilir.

    Bilgisayar Görme Sendromu (BGS) esas olarak gözlerin ve beynin kağıt üzerinde yazılı karakterler ile bilgisayarda görülen karakterlere farklı tepki vermesinden kaynaklanmaktadır…

    Gözler kağıt üzerinde yazılı karakterlere yüksek kontrast ve keskin sınırları nedeniyle rahatlıkla uzun süreli odaklanabilirken, bilgisayar ekranında görülen, piksellerden oluşan, merkezden çevreye doğru keskinliği azalan ve sınırları daha belirsiz olan karakterlere sürekli odaklanmakta güçlük çekmekte, görüntüyü net görebilmek için tekrar tekrar odaklanmak zorunda kalmaktadır.

    Bu sırada gözde odaklanmayı sağlayan kaslarda oluşan yorgunluk, bilgisayar kullanımı sırasında göz kırpma sayısında oluşan belirgin azalma nedeniyle ortaya çıkan göz kuruluğu ile birleşerek tariflenen BGS belirtilerinin görülmesine neden olmaktadır.”

    Nörolojik hastalıklar

    Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ari Boyacıyan “gazetecilik mesleği bir takım hastalıklar için özel bir yatkınlık ve risk oluşturabilir” diyerek şu bilgileri veriyor:

    “Muhabir olarak çalışanlar bazen büyük tehlikeler yaratabilecek ortamlarda çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Bu dönemde görülen nörolojik hastalıklar daha çok travmatik kökende gelişmektedir.

    Bunlar arasında baş ve boyun travmaları, periferik sinir travmaları sayılabilir. Gerçekten de bu şekilde çalışan gazetecilerde kafa ve beyin zedelenmeleri, bel ve boyun fıtıkları, kol ve bacaklarda hareket ve duyuyu sağlayan sinirlerdeki zedelenmeler sık görülmekte ve bazen kalıcı malüliyete yol açabilmektedir.

    Hiçbir kaza geçirilmese bile sürekli hareket halinde olmak ve ters boyun ve baş hareketleri yapmak boyun ve bel fıtığı riskini artırmaktadır.

    Daha çok ofiste çalışan gazetecilerde ise yoğun sosyal ilişkilerin getirdiği veya kolaylaştırdığı hastalıklar gündeme gelmektedir. Bunlar daha çok damarsal kökenli hastalıklar olmaktadır. Stres, yüksek kolesterol, sigara kullanımı veya kullanılan ortamda bulunulması bilindiği gibi damarsal risk faktörleridir. Bunun sonucunda da beyinde damar tıkanıklıkları veya yüksek tansiyon neticesinde beyin kanamaları ortaya çıkabilmektedir.”

    Kalp hastalıkları

    Kardiyoloji Uzmanı Dr. Genco Yücel “Toplumumuzda iş ve hayat stresi ile kalp krizi gibi hastalıkların varlığı çokça kabul görmektedir. İş ve hayat stresi, kalp ve damar hastalığına sebep olur’’ dedi ve ekledi:

    “Muhabirlerin yaşam şartlarının içine düzensiz uyku, yemek, ve sigara kullanımı gibi faktörleri de kattığımız zaman bu meslek sahiplerinin, ilerleyen yaşlarda kalp ve damar hastalıklarından muzdarip olabileceklerini tahmin etmek yanlış olmaz.

    Bu meslek sahiplerine kalp hastalıklarından korunmak için yapılabilecek en somut öneri; işleri dışında kontrol edebilecekleri faktörleri düzenlemeleridir. Yani, sigaradan uzak durmak, mümkün ölçülerde düzenli bir yeme içme ve uyku alışkanlığını sürdürmeye çalışmak ve fırsat buldukça spor yapmaktır”

    Ofis içi çalışmasının getirdiği sağlık sorunları

    Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Önder Çerezci, “Bugün günümüzde gazetecilerin gün boyu yaptıkları tek bir egzersiz programı vardır ki o da klavye tuşlarına basmak, mause kliklemek ve daha az da olsa telefon ile konuşmaktır. Bunun sonucunda da vücudun tolere edebileceğinden daha fazla bir sürede aynı duruşu muhafaza etmeyi mecbur kılar” diyor ve şu bilgileri de ekliyor:

    “Amerikan Gazeteciler Birliği’nin 1996 yılında ülke çapında yaptığı bir araştırma sonucunda çalışanlarının özellikle üst ekstremite ile ilgili ciddi kümülatif travmaya maruz kaldıklarını göstermiştir…

    Bilgisayar başında yazı yazan, veri girişi, analizi yapan bir ofis çalışanı parmakları, el bileği ve dirsekleriyle tekrarlı hareketin etkilerini hissedecektir. Aynı zamanda boyun ve belde uzun süre hareketsiz kalmanın getirdiği sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilecektir. Ofiste kısıtlı da olsa ağır yük kaldırma, dosya taşıma ve tasnifi gibi işlerde uygun olmayan postürde çalışmanın getirdiği sağlık sorunları da görülebilir.

    Ofis içi çalışanlarda sık görülen rahatsızlıklar şunlardır…

    Kas ve tendon gibi yumuşak dokularda zorlanma ve incinme
    Karpal tünel sendromu
    Tenisçi dirseği
    De Quervein sendromu
    Boyun ve bel fıtığı
    Kireçlenme
    Omurga eğrilikleri

    Ergonomik bir çalışma birimi fiziksel çevreyi, masa ve koltuk tasarımını, ekran ve klavyenin konumunu, dökümanın yerini, ofis aydınlatılmasının yeri ve şiddetini ayarlar ve kontrol eder.

    Ofis ergonomisinin uygulaması ile bilgisayarda uzun süre çalışmadan ileri gelen boyun, omuz ve sırt ağrıları, baş ağrıları, bilek sendromu hastalıkları azalır ya da şiddetleri hafifler. Bunların yanında bilgisayarlı yaşam ve çalışma koşulları kas gerilme ve zedelenmelerinden öte mental streslere de neden olabilmektedir.

    Avrupa Birliği ülkelerinde iş gücü kayıplarının yüzde 50-60’ı, stres kaynaklı işle ilgili hastalıklar nedeniyle olmaktadır.”



    Bizim Sağlık
    Sponsorlu Bağlantılar
    9 Aralık 2007
    #1
  2. paylaşım için sağol ellerine sağlık
    15 Aralık 2007
    #2
soru sor