HaçLı SefeRleri...

İsimli konu WH 'Tarih' kategorisinde, HoLyWar üyesi tarafından 16 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: HaçLı SefeRleri.... Haçlı Seferleri, 1094-1270 arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papanın çesitli vaadleri ve talebi üzeri, Müslümanların elindeki Ortadoğu toprakları... Haçlı Seferleri > Haçlı Seferleri ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Haçlı Seferleri, 1094-1270 arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papanın çesitli vaadleri ve talebi üzeri, Müslümanların elindeki Ortadoğu toprakları (Kutsal Topraklar) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri askeri akınlardır.

    Yaklaşık 2 yüzyıllık bu dönem içinde, farklı amaçlarla bazı akınlar da düzenlenmiştir. Örneğin; Bizans'ın elindeki İstanbul'a yönelik olan 4. Haçlı seferi, kuzey ve güney Avrupa'daki Hristiyan olmayan halklara karşı düzenlenen seferler gibi.

    Türkçede Haçlı Akınları, Haçlı Savaşları gibi farklı adlarla da anılırlar.

    XI.yüzyılda Anadolu, Suriye ve özellikle Hristiyanlar için kutsal sayılan Kudüs, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmişti. Bu durum, Bizans başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerini Türklerle karşı karşıya getirdi ve önemli savaşlara neden oldu. Ortaya çıkan Türk tehdidini ortadan kaldırmak ve Kudüs'ü almak için yapılan bu savaşlara Haçlı Seferleri denildi.

    Haçlı Seferleri ve savaşlara bu ismin verilmesi ise, doğuya yürüyen Hristiyanların elbiselerine haç diktirmelerinden kaynaklandı. 1096-1270 yılına kadar geçen dönemde başlıca sekiz Haçlı Seferi gerçekleşmiştir. Bunların nedeni, icraat ve sonuçları kısaca şöyledir :
    Haçlı Seferlerinin Nedenleri Dini inanç: Batı Hristiyanları, dinlerince kutsal sayılan Kudüs ve Filistin'i Müslümanlardan geri almak istediler.
    Avrupa'nın içinde bulunduğu yoksulluk: Bu durum insanları doğunun refah ve zenginliğine sevk etti.
    Türklerden kaynaklanan korku ve endişe: Büyük Selçuklu devleti ve onun ordularının Bizans ve Avrupayı tehdit etmesi, Bizans'ın, Türklere karşı Batı Avrupa'dan yardım istemesine yol açtı.
    Ticaret: Uzakdoğu ile Avrupa arasındaki ticaretin ana hattı olan Ortadoğu'da Müslümanların kontrolünü kırmak, ticaret yollarını ele geçirmek.
    Bugün pek çok tarihçi ve araştırmacı, ticaret yollarının kontolünün, Haçlı Seferleri'nin esas nedeni olduğunu, diğer nedenlerin ise bu akınların yardımcı nedenleri olduğunu kabul eder.


    Birinci Haçlı seferi
    Birinci Haçlı seferi (1096-1099) katılan orduların miktarı ve sonuçları bakımından en önemli olan Haçlı seferidir. Bu sefer 1095 yılında Papa II. Ürben ve Papaz Piyer Lermit tarafından teşvik edilmiştir. 600.000 kişilik Haçlı Ordusu, Godfrua do Buyyon tarafından sevk ve idare edildi. Eskişehir'de Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan tarafından karşılandı. 1099 yılında da Kudüs, Haçlı Ordusunun eline geçti.

    Haçlılar Kudüs'ü zaptettikten sonra, Suriye ve Filistin'de bir Kudüs krallığı kuruldu. Bir süre sonra Türklerin Musul Atabeyi, Halep'i ve Şam'ı geri aldı ve Kudüs Kralını esir ederek, krallığına son verdi.


    İkinci Haçlı seferi
    İkinci Haçlı seferi 1147-1149 yılları arasında gerçekleşti. Musul Atabeyi'nin Urfa'yı zaptetmesi üzerine Hristiyanlar Avrupa'dan yardım istediler. Fransa Kralı VII. Louis ve Almanya İmparatoru III. Konrad, İkinci Haçlı seferi ordularının başına geçerek Anadolu'ya girdiler. Ancak, her yerde Türk ordularının direnci ile karşılaştılar. Sonuçta çok küçük bir birlik ile Kudüs'e ulaştılar ve Kudüs Hristiyanları ile birleşerek Suriye'yi zaptetmek istediler. Bu girişim başarılı olamayınca ülkelerine döndüler.


    Üçüncü Haçlı seferi
    Üçüncü Haçlı seferi (1189-1192) yılları arasında gerçekleşti. Selahaddin Eyyubi'nin 1187 yılında Kudüs'ü tekrar ele geçirmesi üzerine Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa, 100.000 kişilik bir ordu ile Anadolu'ya girdi. Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı II. Kılıç Arslan bu orduyu imha etti. Bunun üzerine Fransa Kralı II. Philip (Fransa) ve İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard Akdeniz yoluyla Akka'ya çıktılar ve şehri zaptettiler. Bir süre sonra Fransa Kralı hastalığını bahane ederek ülkesine döndü. İngiltere kralı ise Kudüs'ü geri almada başarılı olamadı ve İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.


    Dördüncü Haçlı seferi
    Dördüncü Haçlı seferi (1200-1204) yılları arasında gerçekleşti. Papa III. İnnocentius, Kudüs'ü kurtarmak maksadıyla; tüm Avrupa'yı sefere davet etti. Toplanan ordunun emir komutası İtalyan Bonifacio'ya verildi. Ordunun Mısır'a çıkması planlandı ise de, İstanbul'da isyan çıkması ve Bizans tahtının el değiştirmesi üzerine Bonifacio, Mısır yerine İstanbul'a yöneldi.

    Haçlı Ordusu Kudüs yerine İstanbul'u işgal etti ve Bizans İmparatorluğu yerine bir Latin İmparatorluğu kuruldu. Fakat bu imparatorluk fazla yaşamadı (1204-1261). 1261 yılında Bulgarların ve İznik'e kaçan Bizanslılar'ın hücumları sonucu yıkıldı. Bizans İmparatoru Aleksi Paleolog tekrar İstanbul'a gelerek imparator oldu. Bu seferden en kazançlı çıkan Venedikliler oldu ve Akdeniz'in önemli adaları gemilerinin nakliye ücreti karşılığı bunlara verildi. Dördüncü haçlı seferinin diğer haçlı seferlerinden farkıda daha önce belirttiğimiz gibi Kudüs yerine İstanbul'daki karışıklıklardan dolayı İstanbul'un işgal edilmesi ve Bizans İmparatorluğu yerine Latin İmparatorluğu kurulmasıdır

    Beşinci Haçlı seferinden hiçbir sonuç alınamadı. Altıncı Haçlı seferi Almanya İmparatoru II. Friedrich tarafından yapıldı. Fakat, Friedrich Papa'nın afarozuna rağmen Türklerle muharebeyi kabul etmedi.

    Yedinci ve Sekizinci Haçlı seferleri, Fransa Kralı Louis tarafından sevk ve idare edildi. Mısır'da Dimyat'ı zapteden Louis, Man-sure'de yapılan muharebeyi kaybetti ve kendisi de esir düştü. Dimyat'ı geri vermek kaydıyla serbest bırakıldı ve 4 yıl sonra ülkesine geri döndü.

    Dokuzuncu ve son Haçlı seferi de yine Louis tarafından Akdeniz'de faaliyet gösteren korsan diye niteledikleri Müslümanları bertaraf etmek için, 1270'de Tunus'a yapıldı. Louis, vebadan ölünce sefer de sonuçsuz kaldı.

    Bunların dışında "Çocukların Haçlı Seferi" (1212) adında binlerce çocuğun katıldığı bir haçlı seferi de vardır. Çocuklar Müslümanlara karşı kışkırtılmışlar fakat yolculuk esnasında Venedikli tacirler tarafından köle olarak satıldılar. [1]

    Bundan sonra da Hıristiyan ülkelerin ortak lideri Papa'nın organize ettiği Hıristiyan birlikleri Osmanlılara ya da diğer Müslümanlara karşı aynı zihniyette topluca savaş yapmaya devam etmişlerdir. Bunlara örnek olarak Niğbolu Savaşı ya da Osmanlı-Kutsal İttifak şavaşları ya da Osmanlı'ya karşı Balkan İttifakı ya da 1.ci ve 2.ci dünya savaşlarındaki ittifaklar ya da günümüzde Irak'ın işgali sırasında meydana getirilen ittifaklar benzer özellikler göstermektedir. Bu ittifak özelliği bu ülkelerin isimlerine de etki etmiştir. United Kingdom : Birleşik Krallık, United States : Birleşik Devletler, USSR : Birleşik Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri, United Nations : Birleşmiş Milletler, European Union : Avrupa Birliği...


    Haçlı Seferlerinin Sonuçları:
    (I) Dini Sonuçları : Kudüs'ün ele geçirilememesi inançlarının zayıflamasına ve papaların nüfuzlarının azalmasına sebep oldu.

    (II) Siyasi Sonuçları : Doğuda ve İstanbul'da kurulan Hıristiyan devletleri uzun ömürlü olamadıklarından Haçlı Seferlerinin siyasi neticeleri parlak olmadı. Ancak Türkler'in Avrupa'ya geçişlerini geciktirdi. Ayrıca bu seferler, 150 yıldan fazla bir süre Türkleri meşgul ettiğinden Cengiz Orduları ile gelen tehlikeye karşı hassasiyete sebep oldu.

    (III) Sosyal Sonuçları : Harbe katılan birçok derebeyi geri dönemediği için Avrupa'da derebeylik zayıfladı; Halk arasındaki sınıf farkları büyük ölçüde ortadan kalktı ve sosyal yapıda önemli gelişmeler başladı.

    (IV) Ekonomik Sonuçları : Doğu ve batı toplumları arasında ticari faaliyetler başladı. Doğuda mevcut olan pek çok tarım ürünü ve meyveler Avrupa'da da yetiştirilmeye başlandı. Deniz ticareti canlandı ve bilhassa Akdeniz ülkeleri büyük bir zenginliğe kavuştu. Özellikle pusula, kağıt, top barutu gibi büyük icatlar ile işlenmiş bakır eşyalar, kumaşlar ve yel değirmeni dahil çeşitli yenilikler Avrupalıların da hizmetine girdi.***

    (v) Ortaçağ avrupasında çeşitli sınıfların belirmesinde etkili olmuştur.Bu etki daha sonra rönesans ve reform hareketlerinin çekirdeğiini teşkil edecektir.
    Sponsorlu Bağlantılar
    16 Kasım 2007
    #1
  2. Thx arkiler the ßßyyiinngg ShOw:D:D:D:D:D:A:A:A:A:S:S:S
    11 Aralık 2007
    #2
soru sor