hava kirliliği nasıl önlenir ve çözümleri

İsimli konu WH 'Biyoloji' kategorisinde, nafut35 üyesi tarafından 12 Aralık 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: hava kirliliği nasıl önlenir ve çözümleri. hava kirliliği nasıl önlenir ve çözümleri. Hava kirliliği nedenleri ve önlemleri Hava Kirliliği ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    hava kirliliği nasıl önlenir ve çözümleri.
    Sponsorlu Bağlantılar
    12 Aralık 2010
    #1
  2. Hava Kirliliği Nedir:
    Hava kirliliği havada normalde bulunmayan ya da normalde zararlı olma*yan miktarlarda bulunan maddelerin artma*sına bağlı olarak canlıların yaşamını, insan*ların sağlığını olumsuz etkileyen, fiziksel za*rarlara yol açan ve ekonomik kayıplara ne*den olan bir durumdur. Havaya salınan za*rarlı maddeler atmosferin doğal çevrim ka*pasitesini aşmaktadır. Hava kirliliği dünya*nın pek çok bölgesinde insan, bitki ve hay*vanların sağlığını etkileyen önemli bir çevre sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.
    Dünyada her gün yaklaşık bir milyar kişi dış ortam havasındaki kükürt dioksitin (SO2) yüksek olmasından dolayı tehlike altındadır.
    Hava Kirleticileri (Havayı Kirleten Maddeler):
    Normal olarak havanın; %78.09 azot, %20.95′i oksijen, %0.093′ü ar*gon, %0.03′ü karbondioksittir. Eser miktar*larda toz tanecikleri, kükürtlü ve azotlu gazlar da bulunmaktadır.
    Önemli hava kir*leticileri arasında kükürt oksitler, nitrojen oksitler, karbon monoksit, ozon, havada asılı partiküller, uçucu organik bileşikler, inorganik bileşikler, kurşun gibi ağır metal*ler bulunmaktadır.
    Hava Kalitesi İndeksi:
    Hava kalitesi, insan sağlığının korunması, çevrede kısa ve uzun vadeli olumsuz etkilerin ortaya çıkmaması için atmosferdeki hava kirleticilerinin, bir arada bulunduklarında değişen zararlı etki*leri de göz önüne alınarak tespit edilmiş yoğunlaşma birimleriyle ifade edilen se*viyelerdir. Hava kalitesi indeksi, hava kirli*liğini izlemek ve sağlık etkileri açısından toplumu bilgilendirmek, uyarmak amacı ile kullanılmaktadır (tabloya bakınız).
    Yaşadığımız bölgenin havasının ne kadar temiz veya kir*li olduğu ve ne tür sağlık etkilerinin oluşa*bileceği konusunda bilgiler verir. Kirli ha*vanın solunmasından bir kaç saat sonra ve*ya bir kaç gün içinde oluşabilecek sağlık et*kilerini belirtir.
    Hava kalitesi indeksi, 0-500 aralığında düzenlenmiştir. Hava kalitesi in*deksi değeri yükseldikçe hava kirliliğinin ve sağlık riskinin arttığı düşünülmelidir. Hava kalitesi indeksi değerinin 50 olması, hava kalitesinin iyi, 300′ün üzerindeki hava kalitesi indeksi değeri ise, hava kalitesinin kötü olduğunu gösterir ve renklerle ifade edilir.
    Hava Kirliliğinin Nedenleri:
    Hava kirliliği insanlar ateşi bulduğunda başlamış ve en*düstrileşmenin başlaması ile hızla ilerlemiş*tir. Nüfus artışı, kentleşme, endüstrileşme ve her türlü tüketimin artması hava kirlili*ğinin artışında çok önemlidir.
    Başlıca hava kirliliği nedenleri arasında;

    • yakıtların yanma ürünleri,
    • yanlış yakma teknikleri,
    • sanayi te*sislerinden havaya atılan gazlar ve duman,
    • motorlu taşıtların egzozlarından çıkan fosil yakıtların yanma ürünleri,
    • atıkları yok etme amacı ile yapılan yakma işlemine bağlı ola*rak ortaya çıkan duman ve gazlar,
    • savaşlar sırasında bilinçli olarak yaratılan hava kirli*liği, meteorolojik koşullar.
    Hava Kalitesi İndekslerine Göre Sağlık Düzeyleri
    0-5 0 iyi Yeşil 5 1-100 Orta Sarı 101-150 Hassas grup /sağlıksız Turuncu
    201 -300 Çok sağlıksız Pembe 301 -500 Tehlikeli kahverengi Hava Kirliliğinin Sağlık Üzerine Etkileri:
    Hava kirliliği en fazla solu*num sitemine etki etmektedir.
    Öksürük, burun ve boğazda tahriş, nefes darlığı en sık neden olduğu belirtilerdir. Ayrıca göz*lerde yanma ve yorgunluk hissine de ne*den olmaktadır. Alerjisi olanlarda alerji be*lirtilerinin artması çok tipiktir. Astım ya da kronik akciğer hastalığı olanlarda havanın kirli olduğu dönemlerde hastalık belirtileri alevlenmektedir. Bronşiti olan kişilerde ök*sürük artmaktadır. Özellikle çocuklar, yaş*lılar gibi duyarlı gruplarda ani başlangıcı olan üst ve alt solunum yollarındaki iltihabi hastalıkların artmasına neden olur. Kalp damar sistemine özellikle karbon monoksitin doğrudan etkisi vardır. Kalp kasının oksijenlenmesini azaltmakta ve damar sertli*ğine neden olmaktadır. Kalp hastalığı olan*larda bu etkiler daha fazla görülmektedir. Akciğer ve kalp hastalığı olanlarda hava kir*liliğine bağlı ölüm riski daha fazladır. Bazı organik kirleticiler uzun süreli etkilerine bağlı olarak akciğer kanserine neden olabi*lirler. Hava kaynaklı kurşun etkilenişine bağlı olarak çocuklarda öğrenme bozuk*lukları ve santral sinir sistemi üzerine etki*ler görülmektedir.
    Hava Kirliliği Nasıl Önlenir?
    Kısa dönemde;

    • evleri*nin ısısının belirli bir sınırda tutulmasının is*tenmesi,
    • belli saatlerde kaloriferlerin yakıl*masının engellenmesi,
    • araç trafiğinin kısıt*lanması ve denetimlerin sıklaştırılması ve halkın uyarılarak özellikle hassas grupların etkileşiminin azaltılması sağlanabilir.
    Uzun dönemde ise;

    • doğal gaz, yüksek verimli kö*mür ve kok kömürü kullanılması,
    • merkezi ısıtma sistemlerinin kurulması,
    • kükürt mik*tarı az yakıt kullanılması,
    • otomobilden çı*kan gazların engellenmesi ve motor yakma etkinliğinin artırılması,
    • egzoz gazlarıyla kur*şun yayılımını önleyecek önlemlerin alın*ması (kurşunsuz benzin kullanılması)
    • baca*ların düzenli olarak temizlenmesi,
    • apart*manlara baca filtrelerinin taktırılması,
    • fabri*kaların neden olduğu kirliliğin izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması,
    • yerleşim yerle*rinin ve yapılaşmanın hava akımlarını önle*meyecek şekilde düzenlenmesi, hava kori*dorlarının oluşturulması,
    • aerosol püskürtücülerinde ve köpük imalatında kullanılan halojenli hidrokarbonların kullanımının en*gellenmesi,
    • otomobil emisyon standartları*nın belirlenmesi,
    • trafiğe yeni kaydedilecek araçlarla, kayıtlı araçlar için emisyonu zarar*sız düzeye indirecek donanım mecburiyeti*nin konulması,
    • tozun azaltılması için inşaat alanlarının tahta perdeyle çevrilmesi,
    • yeşil kuşak kurulması ile ilgili etkin düzenleme*ler yapılması,
    • kent planlamasında yeterli ye*şil alan ayılması ve kısa sürede yeşillendirilmesi gibi önlemler sayılabilir.

    Çevrenin Dünya İçin Önemi

    Dünyanın son yıllarda en çok üzerinde durduğu ve insanların ortak problemi olarak belirledi çevre kirliği gönüllü kuruluşlar tarafından da sık sık gündeme getirilmektedir.Çevrenin insan hayatı için bu kadar önemli olmasının sebebi insan ile çevrenin içiçe olmasından kaynaklanmaktadır.Temiz toplumlar ve temiz insanlar ancak temiz çevreler sayesinde ortaya çıkacaktır.İnsanlığın geleceği de temiz çevreye bağlıdır.
    [​IMG]Çevre Kirliliği

    Çevre İle İnsan Arasındaki İlişki

    Çevre tüm canlıların yaşamında önemli bir rol oynamaktadır. Nüfusun artışı, kentleşme, sanayileşme gibi faktörler çevre kirliliğinin artmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.
    Çevre sorunları özellikle geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya gündemini işgal eden en önemli sorunlardan biri olmuştur. Kuşkusuz bu çevre sorunlarının daha önce var olmadığı anlamına gelmemektedir. Nüfusun artışı, kentleşme ve sanayileşmenin hızlanması gibi faktörler dolayısıyla çevreye bırakılan atıkların gerek miktarı gerekse türlerinde artış olmuştur. Çevre kirliliği başlıca hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
    Çevre sorunlarının artması çevre kirliliğinin boyutlarını katı atık kirliliği olarak şekillenen yerel kirlilikten, asit yağmurları olarak şekillenen bölgesel kirliliğe ve küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi olarak ortaya çıkan küresel kirlenmeye genişletmiştir.
    Çevre sorunlarının insanlar ve diğer canlılar üzerindeki ciddi tehditleri (çeşitli önemli hastalıklara sebep olması ve bu hastalıkların bazen ölümlerle sonuçlanması) her geçen gün daha da artmaktadır. Çevre kirliliğinin canlılar üzerinde meydana getirdiği hastalıklar çeşitlidir. Bu hastalıkların belli başlıları arasında astım, kronik bronşit gibi çeşitli solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, çeşitli kanser vakaları, çeşitli göz hastalıkları, kolera gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklar, işitme bozuklukları, saldırgan davranışlar, stres, bitki ve ağaç dokuları üzerinde olumsuz etkiler sayılabilir. Bu hastalıklar çoğu zaman insanlar, bitkiler ve hayvanlarda ölümle sonuçlanan vakalara yol açmaktadır.
    Çevre kirliliğin zararlı etkileri sadece canlı varlıklarla ibaret değildir. Zararlı etkiler cansız varlıklar üzerinde de kendini göstermektedir. Çevre kirliliği hava kirliliğinde olduğu gibi binalar, araç ve malzemeler üzerinde de olumsuz etkiler meydana getirmektedir.
    Çevre kirliliğinin boyutlarının ve zararlı etkilerinin artması kalkınma ve büyüme çabalarında çevre konusuna olan duyarlılığı artırmıştır. Bu çabalar özellikle gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye düşürmeden bugünkü neslin ihtiyaçlarını karşılamak olarak ifade edilen “sürdürülebilir kalkınma” kavramının gerek ulusal ve gerekse uluslararası boyutta önem kazanmasına neden olmuştur. Bu ise kalkınma ve büyüme çabalarında doğa ve çevrenin azami ölçüde korunmasına yönelik titizlik göstermek gerektiğinin ne kadar önemli olacağını ortaya koymuştur .
    Çevre sorunlarının ciddi boyutları gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ve gerekli önlemler alınmazsa sorunun boyutlarının da daha da artmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır.
    Endüstrileşme çabalarının sonucu gerek ağaç gibi kendini yenileyebilir ve gerekse çeşitli madenler gibi kendini yenileyemez enerji kaynakları üzerinde ciddi boyutlarda bir baskı vardır.
    Ağaç ve bitki dokusunda tahribat artmakta, bunun sonucu ormanlar ve bitki türleri gittikçe azalmaktadır Erozyon artmaktadır. Çölleşme gittikçe artmaktadır.Atıkların artması ve çeşitlenmesi neticesi, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği içinde bulunduğumuz yüzyılda da büyük bir problem olmaya devam etmektedir. Endüstriyel faaliyetler, motorlu araçlar, inşa ve onarım gibi faaliyetler neticesi gürültü kirliliği artmaya devam etmektedir.
    Fosil yakıtların yoğun kullanılması asit yağmurlarını artırmaktadır. Sera gazlarının artması küresel ısınmayı artırmaktadır.Küresel ısınma neticesi önemli ölçüde iklim değişikliklerine neden olmaktadır.
    İklim değişiklikleri neticesi kuraklık ve sel baskınları artmaktadır. Küresel ısınma neticesi deniz seviyesinde önemli yükselmeler görülmektedir Orman yangınları riski artmaktadır.Kanser gibi öldürücü hastalıklarda önemli artışlar olmaktadır.
    Ölümle sonuçlanan vakalarda artışlar olmaktadır.Sağlıklı içe suyu problemi artmaktadır.Çevre kirliliği, bilinçsizce avlanma gibi nedenler dolayısıyla biyolojik çeşitlilikte azalma görülmektedir
    Çevre Sorunu Olarak hava kirliliği, etkileri ve sonuçları Çevre sorunları; hava, su, toprak ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Yer yüzündeki bütün canlılar hava, su ve toprağı kullanarak hayatlarını sürdürürler. Bu ortamı kirleten en büyük neden ise, insan faaliyetleridir. Nüfusun az olduğu dönemlerde, çevre sorunu diye bir şey söz konusu olmamış, insanlar tarafından kirletilen çevre, doğa tarafından zararsız hale getirilmiştir. Bugün de aynı özellikte olan doğa, aşırı kirlenme karşısında çaresiz kalmıştır. Doğadaki bu aşırı kirlenmeyle birlikte, çevre bilimci ve ekolojik denge kavramı da ön plana çıkmıştır. Latince kökenli olan “Ekoloji” sözcüğü ilk kez alman Ernest HAECKEI tarafından kullanılmış, canlılarla çevre arasındaki ilişkiler anlamındadır.
    İnsanların Çevreye Etkileri

    Kullandığımız yakıtlardan kül ve zehirli gaz gibi atıklar açığa çıkar. Baca ve egzozlardan çıkan zehirli gazların birleşmesi sonucu asit yağmurları oluşur.
    Asit yağmurları temas ettiği bitki örtüsünün yok olmasına,insanlarda deri ve akciğer hastalıklarına neden olur. Çevre kirliliğini azaltmak için yüksek kalorili,kül ve zehirli gaz çıkışı az olan yakıtlar kullanılmalıdır.(doğal gaz,taş kömürü…)
    Deniz kazaları ile denize dökülen petrol,su üzerine yayılır. Su üzerine yayılan petrol kısa sürede temizlenmediğinde suyun güneş ışığı ve hava ile temasının kesilmesine neden olur. Bu olay suda yaşayan canlıları olumsuz etkiler.
    Atık Çeşitleri

    Çevreye atılan ve doğal dengeyi bozan zararlı maddelere atık denir.
    Kağıt,bitki kalıntıları,sofra artığı,hayvan leşleri ve doğal gübre gibi organik (canlı kökenli) atıklar mikroorganizmalar tarafından parçalanarak yeniden tabiata kazandırılır. Fakat bu atıklar,çevreye atıldığında mikropların üremesine de uygun ortam oluşur.
    Cam şişe,teneke kutu,petrol,plastik,pet şişe,deterjan,tarım ilacı ve pil gibi maddeler tabiatta kalıcı kirliliğe neden olur.
    Kalıcı kirliliğe neden olan atık maddelerin rasgele çevreye atılmaması ve sanayide yeniden kullanımı sağlanmalıdır. Cam,kağıt,teneke,pil ve plastik sanayide yeniden kullanılır.
    Çevre Kirliliğinden Etkilenenler


    • Su
    • Hava
    • Toprak
    Çevreyi Kirleten Kaynaklar


    • Zehirli Maddeler
    • Radyoaktif Maddeler
    • Petrol Ve Petrol Ürünleri
    • Evsel Ve Kentsel Atıklar
    • Endüstriyel Atıklar
    • Gürültü
    1-) Suyun Canlılar İçin Önemi

    Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için suya ihtiyaçları vardır. Hücrenin büyük bir bölümü (2/3) sudan meydana gelmiştir. Hücrede meydana gelen biyokimyasal olaylar için su gereklidir. Ayrıca dünyanın ¾ ü suyla kaplıdır. Bu suların ancak %0,003 ü içilecek niteliktedir. İçilecek su kaynakları,yer yüzü suları/baraj,göl,gölet) ve yer altı suları (kaynar,artezyenler)dır.
    Su Kirliliğinin Sebepleri


    • Endüstriyel kuruluşlarca bırakılan artıklar (petrol, boya, deterjan, ağır metaller, kanalizasyon…)
    • Tarımda kullanılan zehirler ve fazla kullanılan gübreler
    • Hayvansal ve evsel artıklar
    • Sulara bırakılan kurşun,civa
    • Lağımların sulara karışması
    Su Kirliliğinin Önlenmesi


    • Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmeli
    • Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmeli
    • İnsanlar bilinçlendirilmeli
    • Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli,plan ve programlar yapılmalı
    • Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır
    2-) Havanın Canlılar İçin Önemi

    Hava,canlılar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Özellikle havada bulunan oksijen canlılarda besinlerin yıkımında rol oynadığından çok önemlidir.
    Havada bulunan gazların;

    • %78 i Azot
    • %21 i Oksijen
    • %1 i Diğer gazlardan oluşur.
    Hava Kirliliği Ve İnsan Sağlığına Etkileri


    • Hava kirliliğine sebep olan etkenler şunlardır;
    • Sanayiden çevreye bırakılan gazlar
    • Araçların egzosundan çıkan gazlar
    • Fosil yakıtlardan (petrol,kömür vs.)çıkan gazlar
    • Fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan karbondioksit, azot oksitleri,kükürt oksitleri asit yağmurlarına neden olur.
    • Hava kirliliğinin zararları bitki,hayvan ve insanlara daha fazladır.
    İnsanlarda hava kirliliği;

    • Solunum yolu rahatsızlıkları
    • Astım-bronşite
    • Vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına neden olur.
    Hava Krililiğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?


    • Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtlar olabildiğince az kullanılmalı. Bunun yerine doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji vb. enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.
    • Karayolu taşımacılığı yerine demiryolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir.Büyük kentlerde toplu taşıma hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Böylece otomobil egzoslarının neden oılduğu kirlilik azaltılabilir.
    • Sanayi kuruluşlarının atıklarını havaya vermeleri önlenmelidir.
    • Yeşil alanlar arttırılmalı, orman yangınları önlenmelidir.
    • Ozon tabakasına zarar veren maddeler kullanılmalıdır.
    Toprağın Canlılar İçin Önemi

    Yeryüzünün en üst tabakasını oluşturan örtüye toprak denir. Toprak tüm canlıların besin ve hayat kaynağıdır. Bitkiler;insan ve hayvanların,toprakta bitkilerin besin kaynağıdır. Çünkü bitkiler ihtiyaç duyduğu inorganik besin ve suyu topraktan alırlar. Toprağın canlılara sağladığı faydalardan biri de yer altı sularının süzülerek canlıların kullanabileceği hale getirilmesidir.(doğal arıtma)
    Toprak Kirliliği


    • Toprak kirliliğine neden olan başlıca etmenler;
    • Ev, iş yeri ve hastahane atıkları,
    • Radyoaktif atıkla
    • Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları,
    • Gereksiz yere ve aşırı miktarda yapay gübre, tarım ilacı vb. kullanılması.
    • Tarımda gereksiz yere ya da aşırı hormon kullanımı
    • Suların kirlenmesi. Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken, toprak kirliliği de özellikle yer altı sularının kirlenmesine neden olur.
    Toprak Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

    Toprak kirliliğinin önlenmesi için yapılabilecek bazı şeyler şunlardır;

    • Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı yeşil alanlar arttırılmalıdır.
    • Ev ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalıdır.
    • Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmelidir.
    • Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır.
    Ses Kirliliği

    Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir.
    Ses kirliliğinin yaratan önemli etmenler;

    • Sanayileşme
    • Plansız kentleşme
    • Hızlı nüfus artışı
    • Ekonomik yetersizlikler
    • İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.
    Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
    İşitme sistemine etkileri: Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur.
    Fizyolojik etkileri: İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.
    Psikolojik etkileri: Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.
    İş yapabilme yeteneğine etkileri: Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.
    Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan “Gürültü kontrol yönetmeliği” uygulanmaktadır. Ancak yönetmeleğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.
    Ses Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?


    • Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir;
    • Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
    • Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar(ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
    • Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
    • Gürültü yapan kuruluşlar şehirlerin dışında kurulmalıdır.
    Radrasyon

    Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta,ve gama ışınlarına radrasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radrasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesine neden olurken yoğun radrasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945’te Japonya’ya atılan atom bombasın, atıldıktan sonra 7 gün içinde, vücutlarının tamamı 10 saniye radrasyon almış insanların %90’ı hiçbir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986’da Çernobil’deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.
    Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radrasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara ,anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radrasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;
    Radrasyonun Etkileri


    • Kanser oluşması
    • Ömrün kısalması
    • Katarakt oluşması,
    Radrasyonun Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?


    • Özel giysiler(kurşun önlük,özel maske)kullanılmalıdır.
    • Radrasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radrasyonlu ortam terk edilmelidir.
    • Radrasyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmalıdır
    Çevre Kirliği ve Çözüm Yolları

    Teknik alanda hızlı değişme ve gelişme anlamına gelen “Sanayi Devrimi” nüfusun artmasına neden olmuş, artan nüfusun kentlerde toplanması ise problemlerin çözümünü zorlaştırmıştır. Sanayi devriminin doğa üzerindeki baskısı, doğayı yıkıcı yaralayıcı olmuştur. Bu dönemde hiçbir engel tanımadan, gelecekteki zararlı sonuçların düşünülmeden doğadan n koparıla bilirse her şey almak, tüketmek felsefesi ülkelere hakim olmuş, su, toprak ve hava kirlenmesi, başta petrol olmak üzere enerji kaynaklarının tüketilmesiyle ortaya çıkmıştır. Çevre sorunları ve çözümleri, ilk kez sanayi ve teknoloji alanında ileri gitmiş ülkeler ele alınmıştır.
    A.B.D. de çevre ile ilgili kuruluş sayısı 1973 yılında 5.000 den fazla olduğu görülmüştür. Genel olarak, çevre kirliliği dört madde etrafında toplanmıştır.Bunlar; 1-Hava kirliliği 2-Su Kirliliği 3-Toprak Kirliliği 4-Gürültü(ses) kirliliği olarak sınıflandırılmıştır 1972 yılı haziran ayında “Stockholm” da “Dünya çevre sorunları konferansı” düzenlenerek ilk kez uluslar arası çözüm yolları araştırılmıştır. Birleşmiş Milletler in düzelmiş olduğu bu konferansa 100 den fazla ülke katılmıştır. Bir çok tavsiye ve önlemler alınması kabul edilerek ülkelerin bu doğrultuda hareket etmeleri istemiştir. Çevre kirliliğinin bir parçası olan hava kirliliği, atmosfere karışan küçük katı parçacıklar ile sıvı gaz kirleticilerin insan ve diğer canlılara zarar vere bilecek boyutlara ulaşmasıdır. İnsan faaliyetleri sonucu oluşan sanayileşme, kentleşme ile hava kirliliği artmış, şehirlerin problemleri haline gelmiştir.
    Hava kirliliği havanın bileşenlerindeki değişme ile başlar. Bu kirleticiler, kükürtdioksit, karbon monoksit, amonyak, fibrokarbonlar ile aldehitler gibi maddelerdir. Bir kısmı fotokimyasal reaksiyona girerek zararlı bileşikleri oluştururlar. Hava kirliliği ısınma, saniyeleşme, ulaşım gibi insan faaliyetleri sonucu meydana geldiği gibi doğal olaylar sonucu volkanik gazlar, çiçek tozları gibi nedenlerle de oluşa bilmektedir. Doğanın kirlenmesi, ulasal sınırlarda bitmemekte diğer ülkeleri de etkiliye bilmektedir.

    12 Aralık 2010
    #2
  3. :muha::bravo::yuppi:
    22 Nisan 2011
    #3
soru sor