İngilizce'de Sıfat Cümleleri

İsimli konu WH 'Eğitim Kültür' kategorisinde, Nacizane.. üyesi tarafından 19 Temmuz 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: İngilizce'de Sıfat Cümleleri. İngilizce'de Sıfat Cümleleri Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. Önce mantığını kavramak gerekir. Sıfat Cümleciklerinde bir... Sıfat nedir? sıfat ve sıfat çeşitleri nelerdir? İngilizce de Pasifler ...

  1. İngilizce'de Sıfat Cümleleri



    Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. Önce mantığını kavramak gerekir. Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu. Noun Clouses’larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler.
    İngilizce'de Sıfat İsim Cümlerleri. English NOUN CLOUSES. Dersi Dersleri. Nedir Nelerdir Nasıl Yapılır Kullanılır Kullanımı Kullanılışı. Örnekleri Örnek Cümleler.
    Bir cümlede isimler özne, nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler. Demekki Noun Clouses’lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir complex cümlede özne, nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik ile ifade edilmiş olur. Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir.
    Bunu Inglizce’deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak; S V O Tümleç
    Bu cümle yapısında bir noun clause S, O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir.
    I know his failure. (Ben onun başarısızlığını biliyorum.)
    Bu cümledeki “failure”(başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. Dolayısıyle bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur. “failure” ismi yerine “he has failed”(O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır. Bu şekilde cümlemiz;
    I know that he has failed. (Biliyorum ki o başarısızdır.)
    Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz:
    Onun başarısız olduğunu biliyorum.
    Not: Yan cümleciklerin türkçeye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle, yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir.
    Isim Cümlecikleri Ile Kullanılan Bağlaçlar
    Isim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılr.
    That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır. Olaya tek yönlü bakar.)
    Whether: ...ip ...imediği (Olaya iki yönlü bakar. “or not” ile beraber de kullanılabilir.)
    Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir. ​
    Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır. Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz. “that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır.
    THAT
    Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) complex bir cümlede üç durumda kullanılabilirler. Şimdi bunları madde madde inceleyelim:
    A) Özne Olarak Isim Cümlecikleri
    Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC
    Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde, bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz.
    It is clear that he will confess to his guilt. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.)
    Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler. Örneğin bu cümleye sorarsak;
    What is clear? That he will confees to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız.
    Inglizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar. Ikinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur. Inglizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım:
    It is clear that he will confess to his guilt. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.)
    That he will confess to his guilt is clear. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.)
    Her iki kullanımda da anlamı aynıdır. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir.
    It is difficult that he will give it up. (Onun ondan vazgeçeceği zordur.)
    That he will give it up is difficult. (Onun ondan vazgeçeceği zordur.)
    Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz.
    It was very hard that we overcame this issue. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu.)
    That we overcame this issue was very hard. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu.)
    It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu. Demekki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir.
    It is expected that they will resume peace talks. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.)
    That they will resume peace talks is expected. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.)
    Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. KPDS’de çok geçer.)
    It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor.)
    It is suprising that he has escaped. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır.)
    Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz.
    B) Nesne Olarak Isim Cümlecikleri
    Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır.
    We learnt that they had agreed on the matter.(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik.)
    Nesne yapısındaki isim cümlesini, yükleme kimi, neyi, kime, neye sorularını sorarak bulabiliriz. Bu yapının tek kullanımı vardır. Isim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez.
    The judge decided that the suspect was innosent. (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi.)
    The judge decided this. (Hakim buna karar verdi.)
    Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir. Nesne harakatinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz.
    Suspect: zanlı, şüpheli
    Innosent: suçsuz, masum
    Judge: hakim, yargılamak
    C) Tümleç Olarak Isim Cümlecikleri
    Tümleçler, özne, yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır. Inglizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler.
    My father is an engineer. (Benim babam bir mühendistir.)
    My advantage is that I can speak three foreign languge. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir.)
    My belief is that yo will get over this problem. (Inancım sizin bu sorunu aşacağınızdır.)
    Get over: üstesinden gelmek
    Their claim is that the minister got involve in corruption. (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır.)
    Get involve in: ...e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer.)
    Corrupton: bozulma, yolsuzluk
    Whether = If
    ....ip ....imediği anlamında olup, olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır. Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim.
    It is not known whether he has ratified the bill. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor.)
    Ratify:
    Specify:
    Approve of: onaylamak
    Notify:
    Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz. Anlamı aynıdır.
    Whether he has ratified the bill is not known.
    Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz.
    I am not sure whether he has accepted the offer.(Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim.)
    No one knows whether they live in the country or not. (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor.)
    My doubt is whether they will stay or not. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır.)
    Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. ​
    Soru Kelimelerinin Isim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması
    Questıon Words (QW)
    What: ne
    Where: nerede, nereye
    When: ne zaman
    Who: kim
    Whom: kimi, kime
    Fram whom: kimden
    With whom: kiminle
    To whom: kime
    Whose: kimin
    Which: hangi
    How: nasıl
    Why: niçin
    How many: kaç tane, ne kadar, kaç (sayılabilenler için)
    How much: kaç tane, ne kadar, kaç (Sayılamayanlar için)
    How long: ne kadar (zamanı sorar)
    How far: ne kadar (mesafeyi sorar)
    How often: ne kadar (frekansı sorar)
    Isim cümleciklerinde QW’ların kullanımını, normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir. Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır. Sour sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlakavardır.
    What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?)
    Where are you going? (Nereye gidiyorsun?)
    When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?)
    How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?)
    Soru cümlelerini, QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Bu da yardımcı fiilin kullanımı, QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapilabilir. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim.
    Özne olarak;
    It is not known where he hides.(Onun nereye saklandığı bilinmiyor.)
    Hide: saklanmak
    Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz.
    Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil, temel cümlede yapılır.
    Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?)
    Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım.
    Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor.)
    Bu complex cümleyi soru yaparsak;
    Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?)
    It is not obvious what he will do. (Onun ne yapacağı belli değil.)
    It was uncertain how long they would stay there. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir.)
    Obvios: belli, apaçık
    Obviousness: besbellilik
    Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir. Geçmişteki olay ,öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir.
    It was not known how the had committed the crime. (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor.)
    Was not known bilinmiyor, meçhul
    Was unknown
    Nesne Olarak;
    I don’t know where he is working now. (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum.) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uymu vardır. Bunun çevirisi değil de inglizce mantığı önemlidir. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor.
    We couldn’t learn how this event happened. (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik .)
    She didn’t decide where we had to met. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi.)
    Tümleç Olarak;
    Uor doubt is who killed the man. (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür.)
    I am anxious to know how much he earns by month. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum.)
    Anxious: endişeli
    Anxious + full Infinitive: ...meye can atmak
    It is expected that the embargo will lifted next year. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor.)
    It was climed that the minister had embezzled money. (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi.)
    Embezzle: zimmete para geçirmek
    The two sides announcedthat they had signed an aggrement. (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler.)
    Announce: bildirmek, ilan etmek
    We feared that he results could be negative. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk.)
    Fear: korkmak
    Fearless: korkusuz
    It is said that he can be detained. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor.)
    Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”)bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “...ecek, ...acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz.
    Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır?
    Bunu bir örnekle açıklayalım:
    I bought this present last year in Italy. (Ben bu hediyeyi geçen yıl Italya’dan aldım.)
    Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız. Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak; zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur.
    No one knows How this problem can be resolved. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor.)
    Subjunctive Mood (Istek kipi)
    Türkçe’de dilek kipi “...mesi, ...ması” şeklindedir. Mümle olarak örneklersek; Ben Ali’nin burda olmasını istiyorum. Doktor O’na dinlenmesini söyledi, gibi.
    Ingilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır. Bunların sayısı 15’tir. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız.
    Aşağıdaki Fiillerden sonra
    İstemek Fiilleri:
    Desire
    Request
    Ask
    Beg
    Urge
    Demand
    Önermek Fiilleri
    Recommend
    Advise
    Propose
    Suggest
    Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemiyeceğinden ayrı yazacağız.
    Insist: ısrar etmek
    Prefer: tercih etmek
    Require: gerektirmek
    Order: emretmek
    Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.)
    Inglizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. Bunlar temel cümşlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.
    The doctor recommended that he should rest as much as possible. (Doktor O’na mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti.)
    Inglizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir. Yani olsa da olur olmazsa da. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz:
    The doctor recommended that he rest as much as possible. (Doktor O’na mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.)
    Görüldüğü gibi “should”un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. Yani “bare infinitive” olarak kalır. “should”un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur. Önemlidir, iyi öğrenmek gerekir. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should”un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “...mesi, ...ması” şeklinde çeviririz.
    I insisted that my son (should) be a doctor. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim.)
    Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz.
    The committee requisted that the documents (should) be summitted until tomorrow. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.)
    I advised her that she ...............breakfast early. Boş olan yere ne gelmelidir?
    have
    has
    had
    to have
    has had
    “have” doğru cevap olur. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur. Çok dikkatli olmak gerekir.
    I advised her that she have breakfast early. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim.)
    2.) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır
    Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu madede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır:
    Önemli Sözcükleri
    Important
    Crucial
    Vital
    Significant (anlamlı)
    Gerekli Sözcükleri
    Necessary
    Imperative (zorunlu)
    Mandatory (zorunlu)
    Essential
    possıble
    Inglizce’de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler
    It is necessary that he (should) work hard. (Onun sıkı çalışması gerekir.)
    It is essential that our environment be protected. (Çevremizin korunması temeldir.)
    Protect, Preserve, Conserve: korumak
    Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri
    It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor.)
    Sanction: yaptırım, müeyyide (Önemli bir kelimedir, KPDS’de çok sık geçer)
    Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak; (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir.)
    It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. (Sırbistan’a uygulanan konomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor.)
    Impose on: ...e empoze etmek, uygulamak
    Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır. Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar.
    Pose Bırakmak, tutmak anlamında olan bu kelima kökünden bir çok kelime türetilmiştir.
    Impose: im: içine, pose: bırakmak. Impose:içine bırakmak, empoze etmek, uygulamak
    Expose: ex:dış, pose: bırakmak. Expose: dışarıya bırakmak, maruz bırakmak
    Repose: dinlenmek
    Compose: birleştirmek
    Dispose: sıralanmak, düzenlemek
    Oppose: karşı koymak
    Prepose: önceye bırakmak
    Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir.
    It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequancy of measure. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.)
    Take off: havalanmak
    Doe to: ...den dolayı
    Adequate: yeterli, uygun, elverişli
    Adequancy: yeterlilik
    Inadequancy: yetersizlik
    Measure: tedbir, önlem (ölçme, ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye KPDS’de çok geçen bir kelimedir.)
    Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım:
    It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequancy of measure taken. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.)
    The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi.)
    Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız.
    Rescue: kurtarma(k)
    Evacuate: boşaltmak, tahliye etmek
    Calamity: felaket
    Diseaster: felaket
    We aware that it is rather dificult to draw some conclusion fram the data. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız.)
    To be aware of: farkında olmak, haberdar olmak
    Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız.)
    “Data”dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım:
    We aware that it is rather dificult to draw some conclusion fram the data presented by the committe. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız.)
    Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir.
    Conclude: sonucuna varmak
    Conclusion: sonuç
    Conclusıve: sonuca götüren, somut
    Inconclusive: sonuca götürmeyen, somut olmayan
    Include: dahil etmek, içermek
    Exclude: hariç tutmak
    Preclude: engel olmak
    The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired. (Bilimadamları, bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.)
    Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılayordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.
    The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result.(Bilimadamları, bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.)
    It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequancy of taken. measure (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.)
    Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler.
    The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. (Bu piyasaya giren sanayiciler, önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler.)
    Market: pazar, piyasa
    Fierce: acımasız
    Competition: rekabet
    Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. Çünkü bu iki konu Inglizce’nin en karmaşık konularıdır.
    He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last(O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi.)
    Bu cümlenin, “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir.
    It is reported that the election to be held next week may be postponed (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir.)
    They said that there were other methots which we could resort to. (Onlar, bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler.)
    Resort to: başvurmak, müracaat etmek (syn: apply. Soyut anlamda başvurmak. KPDS’de çok geçer.)
    Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir.
    We are unable to convince the patient that he could recover soon. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık.)
    Convince: inandırmak
    Recover: iyileşmek
    Soon: sonra, kısa süre
    Cover: kapatmak
    Uncover: açmak
    RP veNC konuları Inglizce’nin en karmaşık konularıdır. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır.
    Bir sonraki konumuz NC’larda kısaltmalar olacaktır. NC’larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim.
    Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar.
    Aktif Pasive
    Simple Infinitive: to see (görmek)to be seen (görülmek)
    Perfect Infinitive: to have seen(görmüş olmak)to have been seen (görülmüş olmak)
    to speak to be spoken
    to have spoken to have been spoken
    We decided to improve the installation. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik.)
    Installation: tesis, tesisat, montaj
    Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır.
    I don’t know what to do. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum.)
    It is understood that he has studıed in Germany.(O’nun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor.)
    Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır.
    It is statedthat agreement will be signed. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor.)
    State: ifade
    Statement: ifade
    It is suspected that he is in the USA. (O’nun USA’da olduğundan şüpheleniliyor.)
    Temel cümlenin zamanı simple present, yan cümlenin zamanı simple present. Çünkü zamanlar çakışıyor. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect, conra ise future, aynı ise aynı tense kullanılır.

    Aktif Pasive
    Simple Infinitive: to see (görmek)to be seen (görülmek)
    Perfect Infinitive: to have seen(görmüş olmak)to have been seen (görülmüş olmak)
    to speak to be spoken
    to have spoken to have been spoken
    Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim
    1.) Özne yapısında
    It is claimed that he be released the next mounth. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.)
    NC’larda kısaltma, yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir, bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım.
    He is claimed to be released the next month. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.)
    NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir. Kısaltma ile komplex cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur.
    It is reported that the minister has approved of the proposal. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.)
    Kısaltma
    The minister is reported to have approved of the proposal. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.)
    It is said that they have been cought by the police. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.)
    Kısaltma
    They are said to have been cought by the police. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.)
    Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım
    Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur.
    Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler.
    Çeviride sorulabilir.
    Anlama yönelik çok önemli bir konudur. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır.
    It is feard that the boy will be killed. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.)
    Kısaltma
    The boy is feard to be killed. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.)
    It is expected that inflation will drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.)
    Kısaltma
    Inflation is expected to drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.)
    Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu, yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır.
    He is stated to have fled the country. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor.)
    Flee: kaçmak, terketmek
    Leave: ayrılmak, terketmek (Aslında ikisi de “terketmek” anlamındadır. “from” edatını istemezler. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerktiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır.)
    The results of the election are reported to be announced tomorrow. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.)
    Cümlenin kısaltma öncesi
    It is reported that the results of the election will be announced tomorrow. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.)
    The manager is said to have been involved in illegal affairs. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.)
    Cümlenin kısaltma öncesi
    It is said that the manager has been involved in illegal affairs. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.)
    Involve: içermek, kapsamak
    Involve: karıştırmak, bulaştırmak
    Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer.)
    Affair: olay, iş
    The agreement is reported to have been signed by both side. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.)
    Cümlenin kısaltma öncesi
    It is reported that the agreement has been signed by both side. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.)
    Seem, Appear, Look
    Üçü de “görünmek” anlamındadır. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar.
    It seems that he has passed the exam. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.)
    Kısaltma
    He seems to have passed the exam. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.)
    Pass: geçmek
    Passage: geçit, pasaj
    ***Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem, appear, look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür.
    They seem to move to another town next year. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) ​
    Cümlenin kısaltma öncesi
    It seems that they will move to another town next year. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.)
    Your family seems to be extremely happy .(Ailenizin son derece mutlu olduğu börünüyor.)
    Cümlenin kısaltma öncesi
    It seems that your family is extremely happy. .(Ailenizin son derece mutlu olduğu börünüyor.)
    She seems to have won the prize. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.)
    Cümlenin kısaltma öncesi
    She seems that she has won the prize. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.)
    Diğer NC Kısaltmaları
    1.) Nesne Yapısında
    We can not decide whether we wiil stay at home or go out. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.)
    Kısaltma
    We can not decide whether to stay at home or to go out. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.)
    Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir.
    He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor.)
    Cümlenin kısaltma öncesi
    He doesn’t where he wiil go (O nereye gideceğini bilmiyor.)
    3.) Tümleç Yapısında
    My job is that I teach English (Işim Inglizce’yi öğretmektir.)
    Kısaltma
    My job is to teach English (Işim Inglizce’yi öğretmektir.) ​
    Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır.
    19 Temmuz 2010
    #1
soru sor