Iyonik bileşiklerin özellikleri

İsimli konu WH 'Soru Cevap' kategorisinde, Misafir üyesi tarafından 16 Ocak 2013 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Iyonik bileşiklerin özellikleri. İyonik Bileşikler Hakkında İyonik Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir?Kovalent Bileşiklerin Özellikleri İyonik Bileşiklerin Özellikleri Maddeler Halinde... Bileşiklerin okunuşları İyonik bağlı bileşiklerin sulu çözeltileri zıt yüklü tanecikler içerir mi? ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İyonik Bileşikler Hakkında

    İyonik Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir?

    Kovalent Bileşiklerin Özellikleri
    İyonik Bileşiklerin Özellikleri Maddeler Halinde
    İyonik Bileşiklerin Örgü Yapısı
    İyonik Bileşiklerin Adlandırılması
    İyonik Bileşiklerin Özellikleri Nedir?
    İyonik Bağ Özellikleri
    İyonik Bağlı Bileşik Nedir?
    Sponsorlu Bağlantılar
    16 Ocak 2013
    #1
  2. İyonik Bağlı Bileşiklerin Özellikleri


    İyonik bileşiklerle ilgili detaylı bilgi istiyorsun. konu biraz uzun olacak.

    İyonik Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir?



    1. İyonik bileşikleri oluşturan iyonlar belli bir geometrik düzen içinde dizilirler, bu yapıya iyonik kristal yapı denir.
    2. İyonik bileşikler oda sıcaklığında genellikle katı halde ve kristal yapıda bulunur.
    3. İyonik bağlı bileşikler elektrik akımını iletmezler.
    4. Sulu çözeltilerinde ve erimiş halde iyonlarına ayrıştıkları için bu hallerde elektrik akımını iletirler.
    5. Sert ve kırılgandırlar, tel ve levha haline getirilemezler, herhangi bir zorlamada kırılırlar.
    6. İyonik bileşiklerin formüllünü yazarken önce(+) yüklü sonra (-) yüklü iyonlar yazılır.
    7. İyonik bağ kesinlikle kovelent bağ ile karıştırılmamalıdır.

    İyonik Bileşikler Nasıl Oluşur?

    Bu tür bileşikler, bir metal ile ametallerin tepkimeye girince oluşan bileşikleri belirten terim. Metal atomları bir ya da birden çok elektron vererek artı yüklü iyonu oluştururlarken, ametal atomları elektron alarak eksi yüklü iyonlara dönüşürler (Bkz: Elektrik Yükü) . Oluşan ürün, artı ve eksi yüklü iyonların düzenli bir yerleşimde bulundukları katı bir maddedir; iyonlar birbirlerine, iyonik bağ adı verilen çekim kuvvetiyle bağlıdırlar. Katı madde eritildiğinde ya da çözündürüldüğünde, iyonlar düzenli yerleşimden ayrılarak birbirlerinden bağımsız hareket etmeye başlarlar. Her iyonik bileşik tek bir metal ile tek bir ametaldan kurulu değildir; sözgelimi amonyum klorür, NH,+ iyonları ve Cl" iyonları, sodyum karbonatsa Na+ iyonları ile COr" iyonları içerirler.


    Atomları birbirine bağlayan ve bir arada kalmalarını sağlayan kuvvetlere, kimyasal bağlar denir. Kimyasal bağlar, aslında atomları birbirine çeken elektriksel çekim kuvvetleridir. Başlıca iki türlüdür: İyonik Bağ: (+)Yüklü iyon (katyon) ve (-) yüklü iyon (anyon) arasında elektron alışverişi şeklinde gerçekleşen bağdır. Örneğin Klor (17) atomunun kararlı hale geç-mesi için1elektron alması gerekir. Sodyum (11)atomunun kararlı hale geçmesi içinse 1 elektron vermesi gerekir.


    Klor atomu sodyumun 1 elektronunu alarak (-) yüklenir. Böylece klor anyonu oluşur. Sodyum atomu ise elektron verdiği için (+) yüklenir ve sodyum katyonunu oluşturur. Oluşan anyon ve katyon zıt yüklere sahip olduğundan birbirini çe-ker. Anyon ve katyon arasındaki bu çekim kuvve-ti bir bağdır ve iyonik bağ olarak adlandırılır. Sonuçta tuz oluşur. İyonik bağ içeren yapılar moleküllerden oluşmaz, iyonlardan oluşur. İyonik bağ sadece tek bir sodyum iyonu ve tek bir klor iyonu arasında olmaz. Her bir iyon tanesi, zıt yüklü iyonlar tarafından sarılır ve yığınlar oluşur. Bir metal ile bir ametal arasında elektron alışverişiyle oluşan bağa iyonik bağ denir. Elektron veren element verdiği elektron sayısı kadar (+) iyon, elektron alan element aldığı elektron sayısı kadar (–) iyon değerliği kazanır. Örnek: Magnezyum atomunun son yörüngesinde iki, Flor atomunun son yörüngesinde yedi elektron vardır. Magnezyum Florür bileşiği oluşurken, magnezyum atomu son yörüngesindeki iki elektronunu verir. Oktet kuralına uyarak son yörüngesindeki elektron sayısını sekize tamamlar. Bu iki elektronun her birini bir flor atomu alır. Flor atomları da oktet kuralına uyarak son yörüngelerindeki elektron sayılarını sekize tamamlarlar. Elektron alışverişinden sonra magnezyum atomu (+2) iyon, flor atomları


    1) iyon haline geçerler.. Zıt elektrikle yüklenen magnezyum ve flor atomları birbirlerini çekerek aralarında iyonik bağ oluştururlar. Lityum ve flor'un elektron dizilimi. Lityum'un dış yörüngesinde elektron bulunur ve iyonizasyon enerjisi düşük olduğu için bu elektron oldukça gevşekçe tutunmaktadır. Flor'un dış yörüngesinde ise 7 elektron vardır. Bir elektron lityum'dan flor'a doğru hareket ettiğinde her bir iyon, soygaz dizilimi haline dönüşür. İki zıt yüklü iyonun elektrostatik çekiminden kaynaklanan bağlanma enerjisi yeterli negatif değerde olup bağlanmış durum toplam enerjisi, bağlanmamış durumdakinden daha düşüktür.


    İyonik bağ, zıt ve eş yüklü iyonlar arasındaki elektrostatik kuvvetlere dayanan bir kimyasal bağ türüdür.


    En dıştaki yörüngeleri dolu olan atomlar oldukça kararlı durumdadırlar, başka atomlarla bileşik oluşturma eğilimi göstermezler. Sadece soygazların yörüngeleri tamamen doludur, diğer tüm elementlerin dış kabuklarında eksik elektron bulunmaktadır.Oysa atom, tüm yörüngelerinin dolu olması yönelimindedir ve eğer dolu değilse bunu sağlamaya yönelecektir. Bu konumda atomun başına iki farklı olay gelebilir, dış kabuktaki elektronlardan kurtularak zaten dolu olan bir alttaki kabuğu son kabuk haline getirmek ya da dış kabuğu dışarıdan elektron alarak tamamlamak.
    Elektron verme eğiliminde olan bir atomla elektron alma eğilimindeki bir atom reaksiyon alanına girdiklerinde, aralarında bir elektron alışverişi olur. Bunun sonucunda elektron alan atom negatif iyon (anyon), elektron veren atom ise pozitif iyon (katyon) haline gelecektir. Bu şekilde aralarında elektrostatik çekme kuvveti yaratılan atomlar iyonik bağla bir bileşik oluştururlar. İyon bağına elektro valans bağ da denilmektedir.


    İyonik bağla oluşan bileşiklerin bir ortak özelliği, elektroliz edilebilmeleridir. Yani iyonik yapıdaki sıvı ve katı çözeltiler elektriği iletirler. İyonik yapılı katılar ise iletken değildirler. Bir diğer özellik de elektronların kuvvet ile tutulması nedeni ile iyonik kristallerin ısıyı ve elektriği iletmemesi, diğer bir deyişle yalıtkan olmalarıdır.


    İyonik bağ oluşumunda, metal, düşük elektronegatifliği nedeniyle bir elektron vererek pozitif bir iyon (katyon) oluşturur. Normal sofra tuzunda, sodyum ile klor iyonları birbirlerine iyonik bağ ile bağlıdır. İyonik bağ genellikle metallerle ametaller arasında gerçekleşir. Ametal atomlarının elektronegatifliği yüksektir ve kolayca elektron alıp negatif iyon (anyon) oluşturabilirler. Dolayısıyla, iki veya daha fazla iyon, elektrostatik kuvvetlerin etkisiyle birbirlerini çekerler. Bu tür bağlar, hidrojen bağından daha kuvvetli fakat kovalent bağ ile hemen hemen aynı kuvvettedir.


    [​IMG][​IMG]


    İyonik bağlanma yalnızca, bağlanmış atomlar serbest olanlardan daha düşük enerjiye sahip olduklarında ve reaksiyonun toplam enerji değişimi, reaksiyonun gerçekleşmesi yönünde ise meydana gelir. Toplam enerji değişimi ne kadar büyükse, bağ o kadar güçlüdür. Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir. İyonik bileşikler, ergidiklerinde veya suda çözündüklerinde elektrik iletebilirler. Genellikle yüksek ergime sıcaklığına sahip olup suda çözünmeye meyillidirler.
    17 Ocak 2013
    #2
  3. İyonik Bağ Hakkında Wikipedia Kaynaklı Bilgi

    İyonik bağ, zıt ve eş yüklü iyonlar arasındaki elektrostatik kuvvetlere dayanan bir kimyasal bağ türüdür.
    En dıştaki yörüngeleri dolu olan atomlar oldukça kararlı durumdadırlar, başka atomlarla bileşik oluşturma eğilimi göstermezler. Sadece soygazların yörüngeleri tamamen doludur, diğer tüm elementlerin dış kabuklarında eksik elektron bulunmaktadır.Oysa atom, tüm yörüngelerinin dolu olması yönelimindedir ve eğer dolu değilse bunu sağlamaya yönelecektir. Bu konumda atomun başına iki farklı olay gelebilir, dış kabuktaki elektronlardan kurtularak zaten dolu olan bir alttaki kabuğu son kabuk haline getirmek ya da dış kabuğu dışarıdan elektron alarak tamamlamak.
    Elektron verme eğiliminde olan bir atomla elektron alma eğilimindeki bir atom reaksiyon alanına girdiklerinde, aralarında bir elektron alışverişi olur. Bunun sonucunda elektron alan atom negatif iyon (anyon), elektron veren atom ise pozitif iyon (katyon) haline gelecektir. Bu şekilde aralarında elektrostatik çekme kuvveti yaratılan atomlar iyonik bağla bir bileşik oluştururlar. İyon bağına elektro valans bağ da denilmektedir.
    İyonik bağla oluşan bileşiklerin bir ortak özelliği, elektroliz edilebilmeleridir. Yani iyonik yapıdaki sıvı ve katı çözeltiler elektriği iletirler. İyonik yapılı katılar ise iletken değildirler. Bir diğer özellik de elektronların kuvvet ile tutulması nedeni ile iyonik kristallerin ısıyı ve elektriği iletmemesi, diğer bir deyişle yalıtkan olmalarıdır.
    İyonik bağ oluşumunda, metal, düşük elektronegatifliği nedeniyle bir elektron vererek pozitif bir iyon (katyon) oluşturur. Normal sofra tuzunda, sodyum ile klor iyonları birbirlerine iyonik bağ ile bağlıdır. İyonik bağ genellikle metallerle ametaller arasında gerçekleşir. Ametal atomlarının elektronegatifliği yüksektir ve kolayca elektron alıp negatif iyon (anyon) oluşturabilirler. Dolayısıyla, iki veya daha fazla iyon, elektrostatik kuvvetlerin etkisiyle birbirlerini çekerler. Bu tür bağlar, hidrojen bağından daha kuvvetli fakat kovalent bağ ile hemen hemen aynı kuvvettedir.


    [​IMG]
    [​IMG]
    İyonik bağlanma yalnızca, bağlanmış atomlar serbest olanlardan daha düşük enerjiye sahip olduklarında ve reaksiyonun toplam enerji değişimi, reaksiyonun gerçekleşmesi yönünde ise meydana gelir. Toplam enerji değişimi ne kadar büyükse, bağ o kadar güçlüdür. Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir. İyonik bileşikler, ergidiklerinde veya suda çözündüklerinde elektrik iletebilirler. Genellikle yüksek ergime sıcaklığına sahip olup suda çözünmeye meyillidirler.

    Kutuplaşma (Polarizasyon) etkisi)

    İyonik bileşiklerin kristal yapısı içindeki iyonlar küreseldir fakat eğer artı iyon küçük ve/veya yüksek oranda yüklüyse, eksi iyonun elektron bulutunu bozar. Eksi iyonun bu şekilde kutuplaşması, iki atomun çekirdekleri arasında ilave yük birikimine yol açar ki bu da kısmi kovalent bağ demektir. Boyutça büyük eksi iyonlar daha kolaylıkla polarize olurlar. Fakat bu durum, yalnızca 3+ değerlikli artı iyon (örneğin, Al3+) söz konusu olduğunda önemlidir (örneğin, saf AlCl3 kovalent bir moleküldür). Öte yandan, 2+ yüklü iyonlar (Be2+) hatta 1+ yüklü iyonlar (Li+) dahi, boyutları çok küçük olduğu için bir miktar kutuplaştırma (polarize etme) gücüne sahiptirler (örneğin, LiI iyoniktir fakat bazı kovalent özellikler gösterir). "Kutuplaştırma gücü", iyonun yükü ile boyutu arasındaki orana bağlı olup yük yoğunluğu olarak adlandırılır.
    Sodyum ve klor atomlarının sodyum klorid oluşturmak üzere iyonik bağla bağlanışı. Sodyum en dıştaki atomunu kaybeder ve asal gaz elektron konfigürasyonuna sahip olur. Bu elektron egzotermik olarak klor atomuna girer. Ardından, zıt yüklü iyonlar birbirini çeker ve iyonik bağ oluşur.
    Klor atomunun, sodyum atomunun son katmanındaki bir elektronu alarak negatif yükle yüklenir. Böylece klor anyonu oluşur.Sodyum atomu ise bir elektonu eksildiği için pozitif yükle yüklenerek sodyum katyonunu oluşturur. Oluşan anyon ve katyon zıt yüklere sahip oldukları için birbirini çeker. Anyon ve katyon arasındaki bu çekim kuvvetli bir kimyasal bağdır ve bu kimyasal bağ iyonik bağ olarak adlandırılır.k

    İyonik bağlı bileşiklerin özellikleri


    1. Genellikle elektriği iletmezler fakat ;Sulu çözeltilerinde ve erimiş halde iyonlarına ayrıştıkları için bu hallerde elektrik akımını iletirler.
    2. Sert ve kırılgandırlar, tel ve levha haline getirilemezler, herhangi bir zorlamada kırılırlar.
    3. İyonik bileşiklerin formüllünü yazarken katyon başa gelir.

    İyonik Ve Kovalent Bileşikler Arasındaki Farklar

    İyonik bir bağ durumunda atomlar, zıt yüklü iyonların çekimi ile birbirine bağlı iken, kovalent bağ durumunda atomlar, elektron paylaşımı yoluyla bağlanırlar. Kovalent bağ durumunda, her atomun etrafındaki moleküler geometri, VSEPR kuralları ile belirlenirken, iyonik malzemelerde geometri, maksimum sıkıpaket kurallarını takip eder. Dolayısıyla bir bileşiğin iyonik ya da kovalent olarak sınıflandırılması vardır.
    17 Ocak 2013
    #3
  4. Kovalent Bağ

    Kovalent bağ,iki atom arasında, bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla karakterize edilen kimyasal bağın bir tanımıdır. Genellikle bağ, ortaya çıkan molekülü bir arada tutan ortak çekim gücü olarak tanımlanabilir. Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu bölgede (-) yüklü bir alan yaratacaklardır. Bu alan, her iki çekirdeğe bir çekme kuvveti uygulayarak bir bağ yaratır.
    Kovalent bağ, söz konusu atomların dış yörüngelerinin dolması ile meydana gelir. Bu tür bağlar, moleküller arası hidrojen bağından daima daha güçlü, iyonik bağ ile ise ya aynı güçte ya da daha güçlüdür.
    Bazı inorganik maddelerin hidrojen(H), amonyak(NH3),klor(Cl), su(H2O) ve azot(N) molekülleri ile tüm organik maddelerin molekülleri kovalent bağ ile bir arada tutulmaktadır.
    Kovalent bağ (iyonik ve metalik bağın tersine) yönlüdür; bağ açılarının etkileşimin gücü üzerinde etkisi büyüktür. Bu etkinin kaynağı, kovalent bağların, atomik yörüngelerin üst üste binmesiyle oluşmasından ileri gelir. Atomik yörüngeler (p, d, ve f orbitalleri) hepsi yönlü karakterde olup, bağlanma esnasında önemli ölçüde yöne bağlı etkileşime neden olurlar.
    Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir. Bu nedenle ametaller, daha kolaylıkla kovalent bağı tercih eder ve metaller de kolayca yerlerinden oynatılabilen elektronların daha serbestçe dolaşabildiği metalik bağ yaparlar. Ametallerde bir elektronun serbest kalması daha zordur, dolayısıyla benzer elektronegatifliğe sahip bir madde ile birleşme söz konusu olduğunda o elektronun paylaşılması tek seçenek haline gelir.
    17 Ocak 2013
    #4
  5. İyonik Bağ

    Lityum'un dış yörüngesinde elektron bulunur ve iyonizasyon enerjisi düşük olduğu için bu elektron oldukça gevşekçe tutunmaktadır. Flor'un dış yörüngesinde ise 7 elektron vardır. Bir elektron lityum'dan flor'a doğru hareket ettiğinde her bir iyon, soy gaz dizilimi haline dönüşür. İki zıt yüklü iyonun elektrostatik çekiminden kaynaklanan bağlanma enerjisi yeterli negatif değerde olup bağlanmış durum toplam enerjisi, bağlanmamış durumdakinden daha düşüktür.


    İyonik bağ, zıt ve eş yüklü iyonlar arasındaki elektrostatik kuvvetlere dayanan bir kimyasal bağ türüdür.
    En dıştaki elektron kabukları tamamen dolu olan atomlar oldukça kararlı durumdadırlar, başka atomlarla bileşik oluşturma eğilimi göstermezler. Sadece soy gazların en dış elektron kabukları tamamen doludur, diğer tüm elementlerin dış kabuklarında eksik elektron bulunmaktadır. Oysa atom, tüm elektron kabuklarının dolu olması yönelimindedir ve eğer dolu değilse bunu sağlamaya yönelecektir. Bu konumda atomun başına iki farklı olay gelebilir, dış kabuktaki elektronlardan kurtularak zaten dolu olan bir alttaki kabuğu son kabuk haline getirmek ya da dış kabuğu dışarıdan elektron alarak tamamlamak.
    Elektron verme eğiliminde olan bir atomla elektron alma eğilimindeki bir atom reaksiyon alanına girdiklerinde, aralarında bir elektron alış-verişi olur. Bunun sonucunda elektron alan atom negatif iyon (anyon), elektron veren atom ise pozitif iyon (katyon) haline gelecektir. Bu şekilde aralarında elektrostatik çekme kuvveti yaratılan atomlar iyonik bağla bir bileşik oluştururlar. İyon bağına elektro valans bağ da denilmektedir.
    İyonik bağla oluşan bileşiklerin bir ortak özelliği, elektroliz edilebilmeleridir. Yani iyonik yapıdaki sıvı ve katı çözeltiler elektriği iletirler. İyonik yapılı katılar ise iletken değildirler. Bir diğer özellik de elektronların kuvvetle tutulması nedeniyle iyonik kristallerin ısıyı ve elektriği iletmemesi, diğer bir deyişle yalıtkan olmalarıdır.
    vererek pozitif bir iyon ( iyonları birbirlerine iyonik bağ ile bağlıdır. İyonik bağ genellikle metallerle ametaller arasında gerçekleşir. Ametal atomlarının elektronegatifliği yüksektir ve kolayca elektron alıp negatif iyon ( İyonik bağ oluşumunda, metal, düşük elektronegatifliği nedeniyle bir elektronkatyon) oluşturur. Normal sofra tuzunda, sodyum ile kloranyon) oluşturabilirler. Dolayısıyla, iki veya daha fazla iyon, elektrostatik kuvvetlerin etkisiyle birbirlerini çekerler. Bu tür bağlar, hidrojen bağından daha kuvvetli fakat kovalent bağ ile hemen hemen aynı kuvvettedir.


    İyonik bağlanma yalnızca, bağlanmış atomlar serbest olanlardan daha düşük enerjiye sahip olduklarında ve reaksiyonun toplam enerji değişimi, reaksiyonun gerçekleşmesi yönünde ise meydana gelir. Toplam enerji değişimi ne kadar büyükse, bağ o kadar güçlüdür. Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir. İyonik bileşikler, ergidiklerinde veya suda çözündüklerinde elektrik iletebilirler. Genellikle yüksek ergime sıcaklığına sahip olup suda çözünmeye meyillidirler.

    Polarizasyon etkisi


    İyonik bileşiklerin kristal latisi içindeki iyonlar küreseldir fakat eğer pozitif iyon küçük, ve/veya yüksek oranda yüklüyse, negatif iyonun elektron bulutunu bozar. Negatif iyonun bu şekilde polarize olması, iki atomun çekirdekleri arasında ilave yük birikimine yol açar ki bu da kısmi kovalent bağ demektir. Boyutça büyük negatif iyonlar daha kolaylıkla polarize olurlar. Fakat bu durum, yalnızca 3+ değerlikli pozitif iyon (örneğin, Al3+) söz konusu olduğunda önemlidir (örneğin, saf AlCl3 kovalent bir moleküldür). Öte yandan, 2+ yüklü iyonlar (Be2+) hatta 1+ yüklü iyonlar (Li+) dahi, boyutları çok küçük olduğu için bir miktar polarize etme gücüne sahiptirler (örneğin, LiI iyoniktir fakat bazı kovalent özellikler gösterir). "Polarize etme gücü", iyonun yükü ile boyutu arasındaki orana bağlı olup yük yoğunluğu olarak adlandırılır.

    İyonik yapı


    İyonik bileşikler katı haldeyken, iyonik kristal içinde sürekli iyonik latis yapısına sahiptirler. Tüm iyonlar yaklaşık olarak aynı boyutta ise, yüzey merkezli kübik bir yapı oluşturabilirler, fakat iyonlar farklı boyutta ise, yapı genellikle hacim merkezli kübiktir. İyonik latislerde koordinasyon sayısı, herbirinin bağlı olduğu iyon sayısını verir.

    İyonik bağ - Kovalent bağ


    İyonik bir bağ durumunda atomlar, zıt yüklü iyonların çekimi ile birbirine bağlı iken, kovalent bağ durumunda atomlar, elektron paylaşımı yoluyla bağlanırlar. Kovalent bağ durumunda, her atomun etrafındaki moleküler geometri, VSEPR kuralları ile belirlenirken, iyonik malzemelerde geometri, maksimum sıkı-paket kurallarını takip eder. Dolayısıyla bir bileşiğin iyonik ya da kovalent olarak sınıflandırılması "atomların geometrisi"ne bağlıdır.
    17 Ocak 2013
    #5
  6. Kovalent Bağın Özellikleri


    1. Ametallerin kendi aralarında yaptığı bağ çeşididir.
    2. Elektron ihtiyacı olan atomlar arasında gerçekleşir.
    3. - yüklü atomlar arasında gerçekleşebilir.
    4. Polar ve apolar olanları vardır.
    5. Aynı cins atomlar arasında gerçekleşebilir.
    6. Elektronlar ortaklaşa kullanılır.
    17 Ocak 2013
    #6
soru sor