Karagöz ve Hacıvat (Karagöz ve Hacıvat Hakkında)

İsimli konu WH 'Kültür' kategorisinde, Revenge66 üyesi tarafından 25 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Karagöz ve Hacıvat (Karagöz ve Hacıvat Hakkında). Karagöz ve Hacıvat Türk gölge oyununun tek temsilcisi olarak kabul edilen Karagöz oyununun kökeni konusunda değişik görüşler vardır. Kimi... Hacıvat ve Karagöz tipleme özellikleri nedir? Karagöz ve Hacivat ...

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Karagöz ve Hacıvat
    Türk gölge oyununun tek temsilcisi olarak kabul edilen Karagöz oyununun kökeni konusunda değişik görüşler vardır. Kimi kaynaklara göre Orta Asya'dan, İran'dan ya da Hindistan'dan batıya göç eden Çingeneler aracılığıyla Anadolu'ya gelmiştir. Bir görüşe göre Bizans, İtalya ya da Yunan kökenlidir. Türkiye'ye Portekiz ya da İspanya'dan göç eden Yahudiler aracılığıyla geldiğini savunanlar da vardır. Ancak bu görüşleri kanıtlayacak yeterli belge yoktur. Oysa Yavuz Sultan Selim döneminin güvenilir kaynaklarından İbni İlyas, gölge oyununun Türkiye'ye XVI.yy.'da Mısır'dan geldiğini ortaya koymuştur. İlk zamanlar Mısır gölge oyununun etkisi altında olan Karagözün, kesin biçimini XVII.yy.'da aldığı ve tiplemelerin de bu dönemde ortaya çıktığı öne sürülmektedir.
    Karagöz


    Oyunun hiç şüphesiz başrol oyuncusu Karagöz’dür. Okumamış bir halk adamıdır. Hacıvat’ın kullandığı yabancı kelimeleri anlamaz ya da anlamaz görünüp, onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı kelimeler kullanan Hacıvat ile alay eder. Her işe burnunu sokar,her işe karışır, sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak, ya da içerden seslenerek işe karışır. Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. Çoğu zaman işsiz, geçim derdindedir .Hacıvat’ın bulduğu işlere girip çalışır. Başında ışkırlak adı verilen oynak bir şapka vardır. Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Karagöz tasvirleri vardır. Kadın Karagöz , Gelin Karagöz , Eşek karagöz , Çıplak Karagöz , Bekçi Karagöz , Çingene Karagöz , Tulumlu Karagöz , Davulcu Karagöz , Ağa Karagöz v.s. (Velhasıl zavallının başına gelmeyen kalmaz..)
    Hacıvat


    Tam bir düzen adamıdır.Nabza göre şerbet verir, eyyamcıdır.Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar.Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever.Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder.Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar (Günümüzde de ne kadar çok Hacıvat var değil mi.. Entel görünmek için cümle aralarına yabancı kelimeler sıkıştıranlar, başkalarının sırtından geçinenler, çıkarcılar...). Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Hacıvat tasvirleri vardır. Keçi Hacıvat , Çıplak Hacıvat, Kadın Hacıvat, Kahya Hacıvat vb.
    Sponsorlu Bağlantılar
    25 Mart 2010
    #1
  2. Karagöz’le Hacivat arasındaki bazı farklar...

    1. Karagöz doğuludur, Hacivat batılı.
    2. Karagöz dürüsttür, Hacivat sinsi.
    3. Karagöz doğrucudur, Hacivat yalancı.
    4. Karagöz cesurdur, Hacivat korkak.
    5. Karagöz kabadır, Hacivat nazik.
    6. Karagöz eğitimsizdir, Hacivat entelektüel.
    7. Karagöz sinirlidir, Hacivat sakin.
    8. Karagöz eylemcidir, Hacivat teorisyen.
    9. Karagöz mutludur, Hacivat mutsuz.
    10. Karagöz kavgacıdır, Hacivat uyumlu.
    11. Karagöz öz Türkçe konuşur, Hacivat yabancı sözcükler kullanır.
    12. Karagöz evlidir, Hacivat bekâr.
    13. Karagöz küfür eder, Hacivat etmez.
    14. Karagöz hiç dinlemez, Hacivat hiç susmaz.


    [​IMG]
    Bunları biliyor muydunuz?

    • Karagözcülük sanatını icra eden ve bunu meslek olarak seçen kişilerin (Hayali Memduh Bey, Hayali Arap Cemal Efendi, Hayali Sobacı Ömer Efendi gibi) “Hayali” önadıyla anıldığını...
    • Hayali’nin öncelikle temiz bir İstanbul Türkçesine sahip olması ve taklit yeteneğinin gelişmiş olması gerektiğini; Hayalilerin perdedeki tüm tipleri tek başlarına seslendirdiklerini; farklı şiveler bilmek, Türk müziğini bilerek, tiplerin şarkılarını söylemek durumunda olduklarını...
    • Karagöz oyununda “tasvir” adıyla anılan ve çubuklara takılarak oynatılan insan, hayvan, eşya figürlerinin deri veya manda derisinden yapıldığını ve bu tasvirlerin kök boya ile boyandığını...
    [​IMG]

    Karagöz doğaçlama oynanır
    Bu noktada Emin Şenyer’in sözlerine kulak vermek gerekiyor: “Karagözcüler bunu hep bir zanaat olarak, ikinci iş olarak yapmışlar. Bugün de bakın, çoğu emekli memurdur, bankacıdır. 10 tane oyun ezberleyen kişi Karagöz oynatabiliyor. Oysa bu oyunu mutlaka doğaçlama oynatmak gerekir. Bizde bugün Karagöz bir çocuk oyunu olarak algılanıyor. Aslında Karagöz bir çocuk oyunu değildir. Eskiden politik hiciv unsuru olarak kullanılırmış. Ama Tanzimat’tan sonra sansüre uğraması ve yazılı metinlere geçmesi nedeniyle bir çocuk oyunu olarak gelenekselleşmiş ve bu durum günümüze kadar devam etmiş. Ama Karagöz oyunu, biçim ve üslup olarak Türk tiyatrosunu, hatta Türk sinemasını etkilemiştir. 80’li yıllardaki Zeki Alaysa-Metin Akpınar ikilisi filmleri Karagöz ve Hacivat’ı çağrıştırır. Kemal Sunal filmlerinde de benzer bir etki söz konusudur. Saf, temiz kalpli, kandırılmaya müsait halk tipi Karagöz, Kemal Sunal’ın tiplemeleri ile canlanır. Ortaoyunu da, biliyorsunuz, Karagöz’ün sahneye inmiş halidir.”
    Karagöz oyununun statik bir metne tabi kalmadan ve doğaçlama olarak oynanmasının önemini hissetmemek mümkün değil. Ama üzerinde durulması gereken bir başka nokta da şu ki, Karagöz oyununun ülkemizin geleneksel kültüründeki önemi ve yerini anlamak ve anlatmak konusunda oldukça yetersiz kalıyoruz. Hatta Yunanistan Karagöz geleneğini sahiplenerek bu konuda bizden hızlı davranıyor. Oyun tasvirlerinin, Atina Olimpiyatları’nın resmi geçit töreninde “Karagozis-Hacivatzis” isimleriyle yer alması ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’nın oyuna gösterdiği ilgi bunun kanıtı. Emin Şenyer de bu gerçeğe dikkat çekiyor ve Karagözcülük konusundaki bireysel çabaların, bu geleneği geleceğe taşımak için yeterli olamayacağını ve konuyla akademik düzeyde ilgilenilmesi gerektiğini söylüyor.
    Burada Şenyer’in mütevazılıkla “yetersiz” dediği bireysel çabalarından söz etmek gerekiyor.
    Şenyer, Almanya’da OpernHauses Halle opera grubunun isteği üzerine Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma” operasını bu ülkede yaşayan yönetmen Meray Ülgen ile birlikte gölge oyunu tekniğiyle Karagöz perdesinde canlandırır. Filme alınan gösteri, opera başlamadan önce seyircilere uvertür müziği eşliğinde özet olarak gösterilir. 1 Mayıs 2004’te prömiyeri yapılan oyun yaz sezonu boyunca Almanya’nın ünlü Goethe Tiyatrosu’nda sergilenir. Ayrıca Şenyer’in yaptığı 20 parçalık tasvir koleksiyonu, Portekiz’deki Kukla Müzesi tarafından, sergilenmek üzere satın alınmıştır. Ayakkabı ustalığından, Mozart operalarına, uluslararası müzelere uzanan öyküde Karagöz’ün büyüsünü aramak haksızlık olmaz herhalde...


    Karagöz MuS ikisi

    Karagöz oyununun bir başka önemli yanı musikiyle olan yakın ilişkisi. Oyun musikiyle başlıyor ve musikiyle bitiyor. Karagözcülerin bu nedenle, doğaçlama için gerekli yeteneklerin, taklit becerisinin, gündemi takip etme ve iyi yorumlama çabalarının dışında bir musiki eğilimine de sahip olması gerekiyor. Geçmiş Ramazanlarda, iftar sofrasından kalkılır kalkılmaz Karagöz oyunlarına koşulmasının sırrı, oyunun böylesine bütünlüklü bir eğlence sunmasında aranmalı belki de. Güldürü, taşlama, tiyatro, güncel olayların analizi ve elbette güzel müzik...
    Karagöz oyununun kökeni hakkında muhtelif rivayetler olduğunu söylemiştik. Bunlardan biri de Yavuz Sultan Selim’in 1517’deki Mısır seferi ve fethinden sonra oyunun Kuzey Afrika’dan Osmanlı’ya geldiği yönünde. Yavuz, burada seyrettiği dramatik bir gölge oyununu, bir çocuk eğlencesi olarak şehzadelerin seyretmesi için saraya taşır. İspanya’dan göçen Yahudilerin ya da doğudan batıya göçen Çingenelerin oyunu İstanbul’a taşıdığı da söylenir. Oyun hakkındaki ilk belge ise 1582 tarihli Surname-i Humayun. Belgede, şehzadelerin sünnet törenlerinde Karagöz Hacivat oynatıldığı belirtilmiş.
    Oyunun kökenine ilişkin olarak akla en uygun formül ise, Karagöz oyununun, fethettiği yerlerin kültürünü yok etmek yerine, onlardan yararlanmayı, bu kültürlere uyum sağlamayı seçen Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri gölge oyunu ile Anadolu kültüründeki başlıca figürlerin birleştirilmesinden doğan bir sentez olduğu...
    Kökeni ne olursa olsun, bu oyunun bizim topraklarımıza ait bir kültürel değer olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Ve bize ait bu kültürel değer, yine bizim ilgimizi bekliyor.

    Karagöz defi, tek tarafına deri gerilmiş tahta kasnak ve kasnağa takılı 5 çift zilden oluşur. Karagöz düdüğü olarak da anılan “nareke” ise bir ucuna ince kâğıt gerilmiş kamıştan yapılıyor.
    [​IMG]

    Karagöz oyunundan bazı tipler
    Tuzsuz Deli Bekir: Tuzsuz Deli Bekir’in bir elinde içki şişesi, bir elinde tabanca ya da kama vardır. Mahallenin kabadayısıdır, belalı bir adamdır. Olayların karmaşıklaştığı anda gelip kaba kuvvetle olayı çözer.
    Beberuhi: Altıkulaç Beberuhi ya da pişbop lakabıyla anılır. Yaşı büyük aklı küçük, cüce bir tiptir.
    Himmet: Kastamonulu Himmet olarak da geçer. Sırtında baltasıyla kaba saba bir tiptir. Karagöz oyunlarının en iri tasviridir. Yaklaşık 50 cm boyundadır.
    Zenne: Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak zenne denir. Oyunlarda genellikle genç zenneler gönül işleriyle ilgilidir, yaşlı olanlar ise dırdırcı ve kocalarını usandıran tiplerdir
    Acem: Halıcılıkla uğraşan zengin İranlı tipleme. İran’dan ya da Azerbaycan’dan gelmiştir. Eğlenmekten ve kendisine dalkavukluk yapılmasından hoşlanır. Bol bol para dağıtır.
    Çelebi: Çelebi genellikle kadınların aklını çelen yakışıklı, kibar, genç erkek tiplemedir. İstanbul ağzı ile kusursuz bir Türkçe konuşur. Bazı oyunlarda zengin bir bey, bazı oyunlarda bir mirasyedi, bazı oyunlarda ise zevk düşkünü bir çapkındır.
    24 Haziran 2010
    #2
soru sor