Peygamber Efendimizin mucizeleri

İsimli konu WH 'Garip Olaylar' kategorisinde, ekonda üyesi tarafından 29 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır. Konu Özeti: Peygamber Efendimizin mucizeleri. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) efendimizin güzellerden güzel bir kaç mucizesini sizlerle paylaşmak istedim. Sizinde bildiğiniz Mucizeleri... Peygamber Efendimizin Mucizeleri Sevgili Efendimizin (sav) Hicret Mucizeleri ...

  1. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) efendimizin güzellerden güzel bir kaç mucizesini sizlerle paylaşmak istedim. Sizinde bildiğiniz Mucizeleri varsa bu KONUYA cevap olarak yazabilirsiniz arkadaşlar. [Bekliyorum]

    NOT: Yeri burası olmayabilir. Fakat ben şöyle düşündüm. Şimdi bu mucizeler bize çok garip ve ilginç gelebiliyor. Yani bizi şaşırtıyor. Keşke bizede görmek nasip olsaydı. Hepimizin ilgincine gideceği için burada bu konuyu paylaşmak istedim. Yalnış yer olduğunu düşünüyorsanız şimdiden kusura bakmayın. [​IMG]

    AY MUCİZESİ

    Kureyşli müşrikler, Resûli Ekrem Efendimizin dâvasını tasdik eden birçok mucizeye şâhid oldukları hâlde, yine de inat ve inkârlarından vazgeçip ona sadâkat ellerini uzatmıyorlardı. Gördükleri her mucizeye bir kulp takarak nazarlarda küçük ve basit bir hâdiseymiş gibi göstermek isteyerek, hem kendilerini, hem de halkı aldatma yoluna gidiyorlardı. Zaman zaman da akıllarınca Resûli Ekrem'i güç durumda bırakmak niyetiyle kendilerince meydana gelmesini mümkün görmedikleri isteklerde bulunuyorlardı. "Eğer, gerçekten Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, şunu şunu yap, şunu şunu göster de görelim!" diyorlardı.



    Bu istelerde bulunurken maksatları îman etmek değildi; bilâkis, Kâinatın Efendisini güç durumda bırakmaktı. Fakat, Cenâbı Hakk, müşriklere karşı Sevgili Resulünü hiçbir zaman güç durumda bırakmıyor ve hiçbir zaman muavenet ve muhafazasını üzerinden eksik etmiyordu!



    Yine bir gün, ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid b. Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Peygamber Efendimize gelerek, "Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, bize Ay'ı ikiye ayır; öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yarısı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün!" dediler.



    Resûli Ekrem Efendimiz, "Şayet bunu yaparsam îman eder misiniz?" diye sordu.



    Onlar, "Evet, îman ederiz." dediler.



    Dâvasında haklı ve doğıru olduğunu göstermek için mucizeyi istemek, peygamberin vazifesidir; istenilen mucizeyi yaratan ise Cenâbı Hakk'tır.



    Ay'ın bedir hâliydi; yâni en güzel göründüğü 14. gecesiydi.



    Kâinatın Efendisi, Allah'ın emir ve iradesi dairesinde hareket eden Ay'a şehâdet parmağıyla işaret etti.



    Bu işareti Nebevî kâfi geldi ve Ay ikiye ayrıldı; öyle ki, yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça hâlinde göründü!



    Resûli Kibriya Efendimiz, orada bulunan halka, "Şâhid olunuz! Şâhid olunuz!"306 diye seslendi.



    Bu apaçık mucize karşısında da müşrikler, inat ve inkârlarından vazgeçmediler; üstelik, "Bu da Ebû Kebşe'nin oğlunun bir sihridir."307 diyerek asılsız bir te'vilde bulunup kendi kendilerini aldatma ve teselli etme yoluna saptılar. Gözleri önünde cereyan eden hâdiseyi elbette inkâr edemezlerdi. İnkâr edemedikleri için de, çıkar yol olarak "Sihirdir." demek zorunda kalıyorlardı!

    O Mubarek Parmaklarından sular boşaldı.

    Peygamber efendimiz bazı gazalarında, susuz kalındığı zaman, mübarek elini bir kaptaki suya sokmuş, parmakları arasından su akarak, suyun bulunduğu kap devamlı taşmıştır. Bazen seksen, bazen üçyüz, bazen binbeşyüz, Tebük Gazasında ise, yetmiş bin kimsenin hepsi ve hayvanları, bu sudan içmişler ve kullanmışlardır. Mübarek elini sudan çıkarınca akması durmuştur.

    Koyun dile gelmiş ve "Beni yeme Ya Resulallah" Demiş.

    Hayber gazasında, önüne zehirlenmiş koyun kebabı koyduklarında, (Ya Resulallah, beni yeme, ben zehirliyim) sesi işitildi.

    Hurma Kütüğü Ağlıyor [​IMG]

    Medine’de, mescid-i nebevide dikili bir hurma kütüğü vardı. Resulullah hutbe okurken, bu direğe dayanırdı. Buna Hannane denirdi. Minber yapılınca, Hannane’nin yanına gitmedi. Ondan ağlama seslerini, bütün cemaat işittiler. Minberden inip, Hannane’ye sarıldı. Sesi kesildi. (Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan kıyamete kadar ağlardı) buyurdu.

    Köylüyü İmana davet etti ve Olanlar oldu.

    Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komşumun vefat etmiş kızını diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarına gittiler. İsmini söyleyerek kızı çağırdı. Kabir içinden ses işitildi ve dışarı çıktı. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamın evindekinden daha rahatım. Müslümanın ahireti, dünyasından daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi.

    Körün gözleri AÇILDI

    Tirmizi ve Nesai’nin (Sünen) kitaplarında diyor ki, iki gözü a’ma bir kimse gelip, ya Resulallah, Allahü teâlâya dua et, gözlerim açılsın dedi. (Kusursuz bir abdest al! Sonra Ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselamı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce Peygamberi bana şefaatçi eyle! Onun hürmetine duamı kabul et!) duasını okumasını buyurdu. Adam, abdest alıp dua etti. Hemen gözleri açıldı. Bu duayı müslümanlar, her zaman okumuşlar ve maksatlarına kavuşmuşlardır.

    Peygamber Efendimize getirilen BAL

    Bir kadın, hediye olarak bal gönderdi. Balı kabul edip, boş kabı geri gönderdi. Kap bal ile dolu olarak geri geldi. Kadın gelerek, (ya Resulallah! Hediyemi niçin kabul etmediniz?Acaba günahım nedir?) dedi. (Senin hediyeni kabul ettik. Gördüğün bal, Allahü teâlânın hediyene verdiği berekettir) buyurdu. Kadın çocukları ile aylarca yediler. Hiç eksilmedi. Bir gün yanılarak balı başka bir kaba koydular. Oradan yiyerek bitirdiler. Bunu, Resulullaha haber verdiler. (Gönderdiğim kapta kalsaydı, dünya durdukça yerlerdi, hiç eksilmezdi) buyurdu.

    Bilmedikleri dili İman yüzü suyu Hurmetine Öğrendiler !!!

    Hicretin yedinci senesinde Resulullah efendimiz, Habeş padişahı Necaşi’ye ve Rum imparatoru Herakliyus’a ve Acem padişahı Husrev’e ve Bizansın Mısır’daki valisi Mukavkas’e ve Şam’daki valisi Haris’e ve Umman Sultanı Semame’ye mektuplar göndererek, hepsini imana davet etti. Mektupları götüren elçiler, gittikleri yerin dillerini bilmiyorlardı. Ertesi sabah, o dilleri söylemeye başladılar.

    Dilerim ki Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) bütün müslümanların ve bütün insanlığın ahir zamanda şefaatçisi olur inşallah. (AMİN)
    29 Ocak 2010
    #1
  2. Teşekkürler ;)
    7 Nisan 2011
    #2
  3. gzl bi paylaşım...
    7 Nisan 2011
    #3
  4. çok güzel peygamberimizin hala aklmızdan çıkmaması
    15 Nisan 2011
    #4
  5. Mucizeler bitmez. Teşekkürler.
    16 Nisan 2011
    #5
  6. Harika bir paylaşım Hepsini büyük bir dikkatle okudum bazılarını biliyodum Paylaşımı yaptığn için Allah senden razı olsun.
    16 Nisan 2011
    #6
  7. Bence çok güzel yazmışşın
    19 Nisan 2011
    #7
  8. 12.500 kişi Bakmış Kaç Yorum Var Gülsemmi Ağlasammı ya :d
    27 Nisan 2011
    #8
  9. Rabbim peygamber Efendimizi Hz.Muhammed (s.a.v) 'in yüzü suyu hürmetine affetsin bizi.Günahımız çok ve gideceğimiz başka yer yok.Allah'ım sen içimizdeki imanı,Sana kavuşma hissinii,Peygamber efendimize kavuşma isteqini bir an olsun alma içimizden.Bizi bir an bile şeytana uydurma.Nolur affet bizi YARABBİ...
    28 Nisan 2011
    #9
  10. Amin...........
    14 Haziran 2011
    #10
  11. Emeğine Sağlık

    TeşekkürLer.
    15 Haziran 2011
    #11
  12. Sağol güzel paylaşım :)
    15 Haziran 2011
    #12
  13. önemli değil.....
    16 Temmuz 2011
    #13
  14. Söylenilecek pek bir şey bulamıyorum kısaca +rep :)
    16 Temmuz 2011
    #14
  15. Keşke HZ.MUHAMMED (S.A.V) ZAMANNDA yaşasaydımda dünyanın bu pisliğini görmeseydim..!artık herkes ahireti unutmuş yaşamın sonsuz olduğunu düşünür olmuş.
    6 Eylül 2011
    #15
  16. iyi bir paylaşım HÜSEYİN TUNA
    5 Mart 2012
    #16
  17. çok güzel..
    28 Mart 2012
    #17
soru sor